1. isim, müzik Bir müzik eserini oluşturan notaları sese çevirme. 2. isim, hukuk Borçlunun alacaklıya karşı yapmak veya ödemekle yükümlü bulunduğu bir şeyi adli bir kuruluş aracılığıyla yerine getirme.
İcra yoluyla tahsile gideriz, o sonra parasını geri alır.
B. Felek.
3. isim, hukuk Adliyenin bu işle görevli dairesi. 4. isim, eskimiş Yapma, yerine getirme, bir işi yürütme.
Arapçadevam sözcüğünden gelir, devam ettirme, sürdürme.
idare
Arapça (ida:re)
1. isim Yönetme, yönetim, çekip çevirme. 2. isim Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. 3. isim Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam.
Meğer Gazi Paşa gelecekmiş. İdare her sınıfa Afet Hanım'ın Yurt Bilgisi kitabından üçer nüsha dağıttı.
H. Taner.
4. isim Bir kurumun işlerini yürüten kurul.
Gazete idaresi tarafından zarf kazara açılmış.
P. Safa.
5. isimTutum.
Birdenbire, elindeki suyu günlerce idareye mecbur bir kazazede hâline geldim.
N. F. Kısakürek.
6. isim İdare kandili veya lambası. 7. isim Hoş görme, göz yumma. 8. isimYetinme.
Bu son hatıralarla sonuna kadar idareye çalışıyorum.