1. isim Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. 2. isim Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer.
Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı.
Çetin Altan
3. isim Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi.
Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu.
Ömer Seyfettin
4. isim İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
Su yolu. Sel yolu.
5. isimYolculuk.
Yola çıkmak. Yoldan kalmak.
6. isim Gidiş çabukluğu, hız.
Bu vapurun yolu az.
7. isim Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi.
Celâl Bey'i sakal bırakma yolunda, kim, hangi örnek özendirdi diye çok düşünmüşümdür.
Haldun Taner
8. isim Uyulan ilke, sistem, usul1, tarz, tarik.
Duyguların eğitimi de en iyi, sanat yoluyla olur.
9. isim Kumaşta bulunan çizgi. 10. isimKez, defa, kere, sefer. 11. isim, argoHile, tuzak. 12. isim, halk ağzında Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. 13. isim, mecazGaye, uğur, maksat.
Bu yolda çok emek harcandı.
14. isim, mecaz Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem.
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur