| |
|
| |
fiil kökü Türkçe
12 kez sorgulandı
Türkçe
1. Ağızda çiğneyerek yutmak. 
Adam o kadar çabuk yiyor ki hizmetçi ekmek yetiştiremiyor. |
| 2. Aşındırmak, kemirmek, oymak1, delmek. 
Neclâ onun böyle kendinden geçercesine çalıştığını gördükçe üzüntüden tırnaklarını yiyor. |
| 3. Isırmak. 
Sivrisinekler çocuğun kollarını yemiş. |
| 4. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak.  5. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. 
Kendini topladı ama fena yerinden gagayı yedi sanırım... |
| 6. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. 
Haram yemek. Rüşvet yemek. |
| 7. Harcamak, tüketmek, bitirmek. 
Mirası sen yedin, zahmeti ben çekiyorum diye latife ediyordu. |
| 8. Yasal yoldan cezalandırılmak.  9. Birine alacağını vermemek, ödememek. 
Bu adam benim yüz bin liramı yedi. |
| 10. Başkasının parasını harcamak. 
Dalkavuklar çok parasını yemişler. |
| 11. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. 
Yapımına başlanan bu yapı günde 5 ton çimento yiyor. |
| 12. mecaz Sürekli üzmek, tedirgin etmek. 
Bu dert beni yiyor. |
| 13. argo Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek.  14. argo Kandırmak. 
Bizi yemek, sana mı kaldı. |
| 46 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021)
|
| |
|
|
| |
|
|