Türkçe
1. isim Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. 
Sabahleyin onu aynı güzellikte bulacağım ümidiyle yatağımdan fırladım. |
| 2. isim Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte.  3. isim Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb.  4. isim, coğrafya Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. 
Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu Irmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik oldu |
| 5. isim Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. 
Çakıl yatağı. |
| 6. isim Bir şeyin çok bulunduğu yer. 
Yeşil sarıklı evliya yataklarının huzurunda gibiyim. |
| 7. isim Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar.  8. isim Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi.  9. isim Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. 
Hırsız yatağı. Eşkıya yatağı. |
| 10. isim Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. 
Namlu yatağı. Eksen yatağı. |
| 11. isim Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur.  12. isim Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılan yer.  13. isim, hayvan bilimi Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. 
5 kez sorgulandı Kaynak (04.03.2021-04.03.2021) yat- + -ak2
Türkçe yatmak sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231103 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. 
Dörtnala giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak. |
| 2. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek.  3. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. 
Rüzgârdan bütün ekinler yattı. Gemi sağa yattı. |
| 4. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. 
Bu gece nerede yatacağız? |
| 5. Boş yere beklemek. 
Mallar depoda yatıyor. |
| 6. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak. 
Gemi limanda yatıyor. |
| 7. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. 
Turşu sirkede yatıyor. |
| 8. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek.  9. Ölü gömülmüş olmak. 
Mezarlık servilerinin altında ninelerim, teyzelerim yatarlardı. |
| 10. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. 
Kumaş iyice ütülenince yattı. |
| 11. Cinsel ilişkide bulunmak.  12. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak.  13. Heves etmek, eğilmek. 
Çalı süpürgelerinin kırmızı çiçeklerindeki bal kokusuna yatmışlardı. |
| 14. mecaz Bulunmak, var olmak. 
Her ayrıcalık hevesinin kökeninde bir kompleks, bir göstermecilik duygusu yattığı görülür. |
| 15. teklifsiz konuşmada Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. 
Takım bu sezon yattı. |
| 16. halk ağzında İşsiz kalmak, çalışmamak.  17. argo Bilerek yenilmek, şike yapmak. 
22 kez sorgulandı Kaynak (04.03.2021-04.03.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -ak -ek olmak üzere iki şekli vardır
Fonksiyonu bakımından çeşitlilik gösterir. -Çoğu küçültücü bir anlam taşıyan isim ve sıfatlar yapar. Korkmak --> korkak. -Yer isimleri yapar. Durmak --> durak. -Aygıt, organ, ve araç isimleri yapar. Ayrıca fiilin gösterdiği hareketle yapılanı belirtir. Ölçmek --> ölçek. -Halk ağzında da bazı kelimelerde yaşamaktadır. Yunmak --> yunak. -Somut isimler yapar. Kesmek --> kesek. -Soyut isimler yapar. Gezmek --> gezek. -Hem somut hem soyut isimler yapar. Dayanmak --> dayanak.
1859 kez sorgulandı Kaynak (22.12.2020-04.03.2021)
-ak -ek2
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |