Türkçe
1. isim Zarara yol açan büyük ateş. 
Yangın yaklaştığı için yaverleri ve dostları telaşta idi. |
| 2. isim Hastalıkta ateş.  3. isim, mecaz Coşkunluk.  4. sıfat, mecaz Tutkun, düşkün, âşık. 
Haydi ben kumar yangınıyım fakat senin vaziyetin benimkinden daha vahim. |
| 208 kez sorgulandı Kaynak (04.04.2021-04.04.2021) yan-1 + -gın
Türkçe yanmak1 sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231217 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak. 
Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir. |
| 2. Ateş durumuna geçmek, tutuşmak. 
Kömür yandı. Ocaktaki odun yandı. |
| 3. Isı, ışık veren bir konuma geçmek. 
Gece oldu, ışıklar yandı, yatsı vakti geldi. |
| 4. Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek. 
Yemek yandı. Ekmek yandı. |
| 5. Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak. 
Ateşe dokundu, eli yandı. Güneşten kolları yandı. |
| 6. Vücut veya nesnelerin ısısı artmak. "Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur." - Orhan Veli Kanık 
Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar. |
| 7. Parlamak, parıldamak. 
Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor. |
| 8. Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek. 
Kumaş boyadan yanmış. Ekinler dondan yanmış. |
| 9. Yanık acısına benzer bir acı duymak. 
Boğazım yanıyor. Biberden ağzım yandı. |
| 10. Çok istemek, çabalamak. 
Çocuklar, kendilerini beğendirmek için yanıyorlar. |
| 11. mecaz Çok üzülmek. 
Bu yaz tatil yapamayacağıma yanıyorum. |
| 12. mecaz Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek.  13. mecaz Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek. 
Vaktinde değiştirilmeyen kâğıt paralar yandı. |
| 14. mecaz Zarara, kötülüğe uğramak. 
Maazallah! Birimize kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü. |
| 15. mecaz Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak.  16. mecaz Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak. 
Yazı yazmak, hayatımı anlatmak, kalbimi dökmek ihtiyacıyla yanıyorum. |
| 20 kez sorgulandı Kaynak (30.03.2021-03.04.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -gın, -gin, -gun, -gün -kın, -kin, -kun, -kün olarak görülür
-Çok yapan veya olan anlamında sıfatlar yapar. Dalmak --> dalgın. -Aynı anlamda isimler yapar. Bilmek --> bilgin. -Fiziksel şiddet veya felaket anlamı taşıyan isimler yapar. Bozmak --> bozgun. -Yer ismi yapar. Sürmek --> sürgün. -Nesne ismi yapar. Düzmek --> düzgün.
847 kez sorgulandı Kaynak (31.07.2018-27.03.2021)
-gın -gin -gun -gün -kın -kin -kun -kün
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |