Türkçe
1. Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak; vasıl olmak. 
Hangi limana varacağını bilmeyen gemiciye derin bir denizcilik bilgisinin faydası ne? |
| 2. Belli bir duruma veya düzeye gelmek. 
Yaşı elliye vardı. O şimdi yolun yarısına varmıştı. |
| 3. Hoş olmayan bir sona ermek. 
Beni tahkir etmeye kadar varıyorsun. |
| 4. Bir şeyi iyice anlamak veya duymak. 
Tadına varmak. Sırrına varmak. |
| 5. Acımadan, çekinmeden yapmak. 
Eli varmak. Dili varmak. |
| 6. Kadın, evlenmek. 
Gönül verdin derlerdi o delikanlıya En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya |
| 7. Bir durumdan başka duruma geçmek. 
Secdeye varmak. Uykuya varmak. |
| 79 kez sorgulandı Kaynak (06.05.2024-06.05.2024) |