Arapça
1. isim Bir hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarla ve resmî bir yolla ayrılarak bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk, para.  2. isim Bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk ve paranın idare edildiği yer. 
Vakıf hayırları yalnız Mushaf vakıflarına ait değildir. |
| 3. isim Birçok kişi tarafından kurulan ve toplum yararına çalışmayı ilke edinen kuruluş. 
2630 kez sorgulandı Kaynak (01.04.2009-16.01.2014) ( vkf + fa`l) → vakf → ses türemesi → vakıf
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça vkf kök harflerinden gelir.
|
| evkaf mevkuf tevkif vakfetmek vâkıf2 | kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231174 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
706 kez sorgulandı
|
| dil bilgisi Türkçe
Bir sözün aslında bulunmayan bir ünlü veya ünsüzün sonradan türemesi
Örnek. urmak > vurmak, hükm > hüküm
13153 kez sorgulandı Kaynak (15.02.2009-15.02.2009)
dil bilgisi
| Aynı dil bilgisinden türeyenler | |
| Arapça
1. isim, eskimiş Vakıflar.  2. isim Vakıf mallarını yöneten kuruluş. 
Beni bu güzel havalar mahvetti Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden |
| 602 kez sorgulandı Kaynak (31.03.2008-27.01.2014) |
| Arapça
1. sıfat, eskimiş Vakfedilmiş.  2. sıfat, hukuk Tutuklu. 
Hapishaneler basılıyor ve mevkuflar paramparça ediliyor. |
| 584 kez sorgulandı Kaynak (12.04.2009-16.01.2014) |
| Arapça + Türkçe
1. Mal ve mülkünü satılmamak şartıyla bir hayır kurumuna veya işine bağışlamak.  2. mecaz Adamak, bir şeyin bütününü bir işe vermek. 
Ben bütün ömrümü yuvamıza vakfedeyim de sen burada beni yalnız bırakıp çekil, öyle mi? |
| 645 kez sorgulandı Kaynak (01.04.2009-16.01.2021) |
| Arapça + Farsça
1. isim, eskimiş Tutukevi. 
İstanbul tevkifhanesinde, yedi küsur yıldır yatan, yetmiş yaşında, kalbi yağmur suyu kadar berrak ve temiz bir insan vardı. |
| 1246 kez sorgulandı Kaynak (14.04.2009-21.10.2020) tevkif + -hane
Türkiye Türkçe'sinde az kullanılan Arapça tevkif sözcüğünden gelir, alıkoyma yeri.
| |
| |