Türkçe
1. isim Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk. 
Gerçekten de sonsuz bir sessizlik, bir uyum, bir şiir sarmıştı ortalığı. |
| 2. isim Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon.  3. isim, biyoloji Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat.  4. isim, dil bilimi Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni. 
43 kez sorgulandı Kaynak (28.03.2021-28.03.2021) uy- + -u-3 + -m2
Türkçe uymak sözcüğünden gelir.
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231116 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Ölçüleri birbirini tutmak. 
Ayakkabı ayağına iyi uydu. |
| 2. Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek. 
Kravat ceketine uymuş. |
| 3. Zevke, anlayışa uygun düşmek. 
Sizin tutumunuz bizim görev anlayışımıza uyuyor. |
| 4. Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak, riayet etmek. 
Şu acayip sevdaları bırak, muhite uy, zamana uy, hayatını mükemmel kazanırsın. |
| 5. Bağlı kalmak, tabi olmak. 
Birtakım kayıt ve şartlara uymalıydı. |
| 6. Uygun düşmek, münasip olmak. 
Her cihette birbirine uyacak kadın erkek bulmak dünyada kabil değildir. |
| 17 kez sorgulandı Kaynak (26.02.2021-26.02.2021)
|
| yardımcı ses Türkçe
Türkçede ünsüzle biten bir sözcüğün sonuna ünsüzle başlayan bir ek geldiğinde iki ünsüzün arasına -ı- -i- -u- -ü- harflerinden biri getirilir.
Bu harflere yardımcı sesler denir.
6 kez sorgulandı
yardımcı ses
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -m
Fonksiyonları bakımından çeşitlilik gösterir. -Fiille ilgili bir durumu belirten isimler yapar. Çözmek --> çözüm. -Fiilin belirttiği işle ilgili, o işten doğan hal, varlık, eşya, olay vb. belirten isimler yapar. Giymek --> giyim -Ölçü belirten isimler yapar. Yutmak --> yudum. -Yer belirten isimler yapar. Uçurmak --> uçurum. -Sıfat yapar. Sağlamak --> sağlam.
2968 kez sorgulandı Kaynak (28.12.2020-01.04.2021)
3-Fiilden İsim Yapma Ekleri
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe
1. sıfat Uyumu olan, ahenkli, mevzun, imtizaçlı. 
Kadından anladığı uyumlu arkadaşlık, çıtkırıldım olmamak, güzel, alımlı olmaktı. |
| 160 kez sorgulandı Kaynak (28.03.2021-28.03.2021) |
| Türkçe
1. sıfat Uyumu olmayan, ahenksiz, imtizaçsız.  2. sıfat Eş zamanlı olmayan, başlama ve bitme anları başka olan (olaylar), asenkron. 
527 kez sorgulandı Kaynak (28.03.2021-28.03.2021) |
| |