Bilgi DAMLASI Sıralama Üye Olunuz Üye Girişi
   
 
 
tutmak
Türkçe

1. Elde bulundurmak, ele almak. 
2. Ele geçirmek, yakalamak
3. Avlamak
4. Yanında bulundurmak, alıkoymak
5. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. 
6. Kaplamak
7. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak
8. Denetimi ve yetkisi altına almak. 
9. Desteklemek, birinden yana çıkmak. 
10. Benimsemek, beğenmek
11. Gereğini yapmak, yerine getirmek. 
12. Uygun gelmek, çelişmez olmak. 
13. Kapatmak, sarmak
14. Hizmetine almak veya kiralamak. 
15. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. 
16. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak
17. Ulaşmak, varmak
18. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. 
19. halk ağzında Uğramak
20. Herhangi bir durumda bulundurmak. 
21. Varsaymak, farz etmek. 
22. Hedef olarak almak. 
23. Alacağa veya vereceğe saymak. 
24. Yaklaştırmak
25. Kullanmak
26. Bağlamak
27. Beklenen sonucu vermek. 
28. İş görebilmek. 
29. Sürmek, zaman almak. 
30. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. 
31. Bir şeyi kullanması için uzatmak. 
32. Sunmak
33. İşgal etmek. 
34. İzlemek
35. Bırakmamak
36. Sarmak, bürümek
37. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. 
38. Bir kimsenin yerini almak. 
39. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. 
40. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. 
41. Bir yerde kalmasını sağlamak. 
42. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. 
43. Biriktirmek, tasarruf etmek. 
44. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj
45. Başlamak
46. Bir şey düşünmek. 
47. spor Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. 


13 kez sorgulandı

Kaynak (05.03.2021-05.03.2021)




Köken
tut- + -mak

Türkçe tut- fiil kökünden gelir.



Aynı kökten türeyenler
tutam tutamaç tutamak tutanak tutar tutmaç tutsak tutulmak
tutsaklık tutulga