Latince tractus
1. Çekmek, sürüklemek. 
3 kez sorgulandı Kaynak (26.01.2023-26.01.2023)
Türkçe
1. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. 
Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı. |
| 2. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.  3. Germek. 
İpi çekmek. |
| 4. İçine almak, emmek.  5. Bir yerden başka bir yere taşımak. 
Ekini tarladan çekmek. |
| 6. Bir amaçla ortadan kaldırmak. 
Piyasadaki parayı çekmek. |
| 7. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. 
Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi. |
| 8. Atmak, vurmak. 
Dayak çekmek. Şut çekmek. |
| 9. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak.  10. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. 
Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşından beri çekiyordum. |
| 11. Tartıda ağırlığı olmak. 
Tartsaydınız kırk, kırk beş kilodan fazla çekmezdi. |
| 12. Döşemek. 
Kablo çekmek. |
| 13. Herhangi bir engel kurmak. 
Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş. |
| 14. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. 
Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar. |
| 15. İmbik yardımı ile elde etmek. 
İspirto çekmek. Gül yağı çekmek. |
| 16. Çizgi durumunda uzatmak.  17. Aynısını yazmak veya çizmek. 
Yazıyı temize çekmek. Kopya çekmek. |
| 18. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. 
Bardak çekmek. |
| 19. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak.  20. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. 
Fotoğraf çekmek. Film çekmek. |
| 21. Taşıma gücü olmak. 
Bu araba 500 kilodan çok yük çekmez. |
| 22. Öğütmek. 
Kahve çekmek. |
| 23. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak.  24. Hoşa gitmek, sarmak.  25. Kaçan ilmeği örmek. 
Çorap çekmek. |
| 26. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. 
Beni Konya Lezzet Lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti. |
| 27. Bir duyguyu içinde yaşatmak. 
Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum. |
| 28. Yürütmek, sürmek. 
Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın. |
| 29. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. 
Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur. |
| 30. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. 
Sorguya çekmek. |
| 31. Herhangi bir anlama almak. 
Bak, sözümü nereye çekti! |
| 32. Örtmek, giymek. 
Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz. |
| 33. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek.  34. Yol, ay sürmek. 
Sevmediğim ayların çoğu otuz bir çeker, uzundur. |
| 35. Daralıp kısalmak. 
Kumaşı yıkayınca çekti. |
| 36. Asmak. 
Açıkta durduk. Demir attık. Kayığa tehlike bayrakları çektik. |
| 37. Boya, badana vb. sürmek.  38. Yollamak. 
Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi? |
| 39. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. 
Tulumba, suyu iyi çekiyor. Baca iyi çekiyor. |
| 40. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek.  41. fizik Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı.  42. teknik Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak.  43. argo İçki içmek. 
Çok kimse rakısını bağında çekiyordu. |
| 28 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-03.03.2021)
|
| Fransızca tracteur
1. isim Arkasına römork takılabilen, çift sürmek, yük taşımak vb. işlerde kullanılan motorlu iş makinesi. 
105 kez sorgulandı Kaynak (26.01.2023-26.01.2023) trakt + -ör
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Latince trakt(tractus) sözcüğünden gelir, çeken, sürükleyen.
| |
| |