Arapça (teza:hür)
1. Belirme, görünme, gözükme, ortaya çıkma, oluşma. 
Muvaffak olamamış sanatkârın iki türlü tezahürü vardır. |
| 2. isim Belirti. 
Bu hasretin garip tezahürleri de vardı. |
| 2445 kez sorgulandı Kaynak (16.11.2009-27.05.2019) zuhur → (zhr + tefâ`ul) → tezahür
Türkiye Türkçe'sinde az kullanılan Arapça zuhur sözcüğünden gelir, zuhur etme, belirme, ortaya çıkma.
|
Türkçe
1. isim Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. 
Tuhaf! Çocukların yüzünde zerre kadar utanma belirtisi yok. |
| 2. isim, tıp Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom. 
304 kez sorgulandı Kaynak (08.03.2021-05.03.2024) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231243 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Arapça (zuhu:ru)
1. isim, eskimiş Ortaya çıkma, görünme, belirme, baş gösterme, meydana çıkma. 
Meclis azaları meyanından aykırı birtakım prensiplere temayül gösterenler zuhura başlamıştı. |
| 947 kez sorgulandı Kaynak (16.11.2009-16.11.2009) ( zhr + fu`ûl2) → zuhur
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça zhr kök harflerinden gelir.
|
|
| kök harfler Arapça
1929 kez sorgulandı
|
| kurallı mastar kalıbı Arapça
Fonksiyonu itibarıyla çeşitlilik gösterir. -Bir kısım mastarlar özneleri açısından işteşlik ifade eder. Şirket --> teşarük. -Bir kısım mastarlar ise özneleri bakımından dönüşlüdür. Kemal --> tekamül. -Nesneleri açısından bu kalıptaki mastarlar genellikle geçişsizdir. Meyil --> temayül. -Kimi örnekler geçişlidir, yani nesne alır. Cevaz --> tecavüz. -Bu kalıptaki mastarlarda sıkça görülen bir anlam özelliği, gerçekte olmayan bir hâli varmış gibi gösterme, yapmacıklık ifadesidir. Cehalet --> tecahül.
Kalıptaki ünlü e a, ü u olabilir
4845 kez sorgulandı Kaynak (02.06.2009-17.04.2021)
Arapça kalıplar (kurallı mastarlar)
|
| Arapça (teza:hüra:tı)
1. isim Bağırıp çağırarak, alkışlayıp tempo tutarak yapılan gösteri. 
Bazı davetliler giderken gençler tempo tutup tezahürat yapıyorlardı. |
| 2. isim, eskimiş Hastalıklarda belirtiler. 
2183 kez sorgulandı Kaynak (16.11.2009-16.11.2009) tezahür + -at
Türkiye Türkçe'sinde az kullanılan Arapça tezahür sözcüğünün Arapça çoğul eki almış hali, belirenler, ortaya çıkanlar.
| |
| |