Farsça (ta:ze)
1. sıfat Bozulmamış, bayatlamamış olan. 
Beyaz peyniri, ekmeğin taze kabuğuna sarıp ağzıma sokuyorum. |
| 2. sıfat Dinç, yıpranmamış, yorulmamış. 
Yüzü taze, taravetli ve güzeldi. |
| 3. sıfat Kuru olmayan; kuru karşıtı. 
Ağaçların taze yaprakları akşamın serinliğini emiyormuş gibi duruyordu. |
| 4. sıfat Körpe.  5. sıfat, mecaz Yeni, zamanı geçmemiş. 
Orada okuduğum en taze havadis yirmi beş, otuz günlüktü. |
| 6. isim, mecaz Genç kadın. 
Şu köşede çocuğuyla beraber bir taze oturuyor. |
| 5 kez sorgulandı Kaynak (20.03.2024-20.03.2024) Türkçe
1. sıfat Suyu, nemi olmayan, yaş1 ve nemli karşıtı. 
Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı. |
| 2. sıfat Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. 
Kuru çöl. Kuru tepeler. |
| 3. sıfat Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. 
Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar. |
| 4. sıfat Canlılığını yitirmiş (bitki). 
Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum? |
| 5. sıfat Salgısı olmayan. 
Kuru öksürük. Kuru egzama. |
| 6. sıfat Döşenmemiş, çıplak. 
Salih Reis, dört kuru duvardan ibaret fukara kapısından gördüğü mavi denize baka baka ölmek istiyordu. |
| 7. sıfat Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). 
Kuru çayla karın doyar mı? |
| 8. sıfat, mecaz Etkisi ve sonucu olmayan. 
Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler. |
| 9. sıfat, mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem.  10. sıfat, mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. 
Kuru, zevksiz bir hayat. |
| 11. sıfat, mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun. 
Kuru bir anlatım. |
| 12. isim Kuru fasulye. 
170 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-22.04.2024) kur- + -u1
Türkçe kurmak sözcüğünden gelir, ısıtmak anlamından.
| |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231085 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| |