Türkçe
1. isim Canlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum.  2. isim Tatlılık.  3. isim, mecaz Hoşa giden durum, lezzet, zevk. 
Öğle yemeğinden sonra gelen rehavetin tadı, hiçbir gece uykusunda bulunmaz. |
| 215 kez sorgulandı Kaynak (24.06.2012-01.09.2024)
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231226 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. sıfat Şeker tadında olan. 
Tatlı elma. Tatlı nar. |
| 2. sıfat Acı olmayan, acı karşıtı. 
Tatlı salatalık. Tatlı su. |
| 3. isim Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek. 
Baklava, revani, lokma birer tatlıdır. |
| 4. sıfat, mecaz İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren. 
Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı. |
| 5. sıfat, mecaz Sevimli, hoş olan. 
Görüp de sevmemek ne mümkün seni Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin |
| 6. zarf, mecaz Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla. 
Anlattıklarını çok çocukça, çok tatlı anlatıyor. |
| 85 kez sorgulandı Kaynak (01.09.2024-01.09.2024) |
| |