Türkçe
1. Daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında bunun kim veya ne olduğunu hatırlamak. 
Zarfın üstündeki yazıyı hemen tanıdı. |
| 2. Daha önce görmüş olmak, ilişkisi bulunmak, bilmek. 
Onu bir de eski polisler tanır. |
| 3. Bir kimse veya şeyle ilgili, doğru ve tam bilgisi bulunmak. 
Sincapları yakından tanırım. |
| 4. Bilip ayırmak, seçmek, ayırt etmek. 
Oğlan süngerlerin çeşidini zehir gibi tanıyordu. |
| 5. hukuk Varlığını kabul etmek.  6. Boyun eğmek, yargısına uymak, saymak.  7. Sorumlu bilmek. 
Ben arkadaşını tanımam, alacağımı senden isterim. |
| 8. Bir şeyin yapılması, bitirilmesi için belli bir süre vermek. 
Ona borcunu ödemesi için üç günlük bir süre tanıdım. |
| 181 kez sorgulandı Kaynak (21.03.2021-10.04.2021) ta- + -n-1 + -ı-2 + -mak
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Türkçe ta- fiil kökünden gelir.
|
| tanı tanıdık tanık tanım tanış | Türkçe
1. Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. 
Nara sormuşlar: -Tanelerin kaç tane? Yiyenler saysın bana ne- demiş. |
| 2. Sayıları arka arkaya söylemek. 
Birden ona kadar saymak. |
| 3. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. 
Artık kışı geçti sayabiliriz. |
| 4. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek. 
Her çiçekten bal eyledik Arıya saydılar bizi |
| 5. Varsaymak, tutmak, farz etmek. 
Elimi uzatsam benim olacak bir vazoya sırt çevirip başkasına kaptırınca onu benden çalınmış saymak neden? |
| 6. Arka arkaya söylemek, sıralamak. 
Birinin iyiliklerini saymak. |
| 7. Ödemek, peşin vermek. 
İki bin lira saydı, bana bir küpe aldı. |
| 8. mecaz Geçer tutmak. 
Bunu saymam, sizi bir gün erkenden beklerim. |
| 9. mecaz Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. 
Anam babamı nasıl saydı ise ben de kocamı öyle sayacaktım. |
| 10. mecaz Önemsemek.  11. mecaz Gibi görmek, kabul etmek. 
Arzularını yapmayı belli büyük bir külfet saydığınız bu küçük kalpler, saadetin kapısından girmeden felaketin ortasına yuvarlanıyorlar. |
| 12. mecaz Hesaba katmak, dikkate almak. 
Bundan önce verdiğimi saymıyor musun? |
| 21 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-10.03.2021)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231186 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| fiilden fiil yapma eki Türkçe
Fiilden fiil yapma eki -ı- -i- -u- -ü- olmak üzere dört şekli vardır.
-Fonksiyon itibarıyla berkitme anlamı taşımaktadır. Kazmak --> kazımak.
5 kez sorgulandı Kaynak (27.02.2021-27.02.2021)
-ı- -i- -u- -ü-2
| Aynı son ekten türeyenler | |
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14135 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe
1. isim, tıp Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis. 
Bir süre, mide ülseri tanısıyla sayrılık geçirdi. |
| 7 kez sorgulandı Kaynak (21.03.2021-02.04.2021) |
| Türkçe
1. isim Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit. 
Aksini söyleyen bir tanık da çıkmamıştı. |
| 2. isim, hukuk Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit. 
3 kez sorgulandı Kaynak (28.04.2021-28.04.2021) |
| Türkçe
1. isim Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif. 
Ama bir yığın kadına uyabilirdi bu tanım. |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (02.04.2021-02.04.2021) |
| |