Türkçe
1. isim, tıp Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis. 
Bir süre, mide ülseri tanısıyla sayrılık geçirdi. |
| 7 kez sorgulandı Kaynak (21.03.2021-02.04.2021) tanı-
Türkçe tanımak sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231103 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında bunun kim veya ne olduğunu hatırlamak. 
Zarfın üstündeki yazıyı hemen tanıdı. |
| 2. Daha önce görmüş olmak, ilişkisi bulunmak, bilmek. 
Onu bir de eski polisler tanır. |
| 3. Bir kimse veya şeyle ilgili, doğru ve tam bilgisi bulunmak. 
Sincapları yakından tanırım. |
| 4. Bilip ayırmak, seçmek, ayırt etmek. 
Oğlan süngerlerin çeşidini zehir gibi tanıyordu. |
| 5. hukuk Varlığını kabul etmek.  6. Boyun eğmek, yargısına uymak, saymak.  7. Sorumlu bilmek. 
Ben arkadaşını tanımam, alacağımı senden isterim. |
| 8. Bir şeyin yapılması, bitirilmesi için belli bir süre vermek. 
Ona borcunu ödemesi için üç günlük bir süre tanıdım. |
| 180 kez sorgulandı Kaynak (21.03.2021-10.04.2021) ta- + -n-1 + -ı-2 + -mak
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Türkçe ta- fiil kökünden gelir.
|
|
| |