Türkçe
1. Kendine takmak.  2. mecaz Bir nitelik veya durum almak. 
Takındığı bu sıfatı boynundaki kravattan fazla mühimsediği de yoktu. |
| 19 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2021-10.03.2021) tak- + -ı-1 + -n-1 + -mak
Türkçe takmak sözcüğünden gelir.
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231159 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. 
Gözlüğünü takıp masaya eğildi. |
| 2. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. 
Geline pırlanta yüzük takmışlar. |
| 3. Ad, lakap koymak. 
Ona bu adı kim takmıştır, ne zaman takmıştır, bilemiyor. |
| 4. Kuşanmak. 
Kılıç takmak. |
| 5. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. 
Arabaya hafiye kıyafetinde polis memurları da takıyorlar. |
| 6. mecaz Biriyle olumsuz olarak uğraşmak. 
Matematik öğretmeni ona taktığı için dersten kaldı. |
| 7. argo Borç bırakmak. 
Bu eve asilzadelerin biri girip öteki giderdi. Giden kirayı takar, gelen ortalığı kasıp kavururdu. |
| 8. argo Önemsemek, önem vermek, tınmak. 
Dün koskoca bir mebus kızıyken, bir zamanların Şalvarlı Nuriyesi'ni takar mıyım? |
| 9. argo Sınavını başaramamak. 
Bütün derslerden takarak sınıfta kaldı. |
| 12 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2021-10.03.2021)
|
| isimden fiil yapma eki Türkçe
İsimden fiil yapma eki -ı- -i- -u- -ü- olmak üzere dört şekli vardır.
-Fonksiyon itibarıyla olma veya yapma ifade eder.
13 kez sorgulandı Kaynak (11.01.2021-11.01.2021)
-ı- -i- -u- -ü-1
| Aynı son ekten türeyenler | |
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14133 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |