Arapça
1. isim Doğa. 
İnsan zekâsı tabiatın içinde değil tabiatın yanında, ayrı bir kuvvettir. |
| 2. isim Doğal özellik. 
Arazinin tabiatı. |
| 3. isim Huy, karakter. 
Mağrur, bazen zalim olacak kadar hiddetli, bazen çok müşfik ve hassas bir tabiattadır. |
| 4. isim Güzeli ayırma melekesi, zevk, beğeni. 
Abdi Bey, tabiat sahibi, altıncı kat terasında böyle bir bahçe tanzimi, doğrusu takdire şayan. |
| 5. isim İnsanın büyük abdest bozma kolaylığı veya zorluğu. 
382 kez sorgulandı Kaynak (02.05.2014-22.02.2023) ( tb` + fa`ilet) → tabiat
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça tb` kök harflerinden gelir.
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231082 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
3024 kez sorgulandı
|
| Arapça (tabii:)
1. sıfat Doğada olan, doğada bulunan.  2. sıfat Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. 
Sıcaklar arttıkça serin yerler aramak, âdeta tabii bir ihtiyaç hâline geliyor. |
| 3. sıfat Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. 
Beklenen cevap gelince derhâl yazılacağı tabiidir. |
| 4. sıfat Yapmacık olmayan, doğal. 
Bir milletin kendi varlığını müdafaa etmesinden daha tabii ne olabilir? |
| 5. sıfat Katıksız, saf1, doğal. 
Tabii meyve suları.
|
| 6. sıfat zarf (ta'bi.) Elbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak. 
Yurttaşlarım arasında bana bu yabancılığı çektirmemek isteyenler de oldu tabii. |
| 923 kez sorgulandı Kaynak (02.05.2014-02.05.2014) tabiat + -i5
Arapça tabiat sözcüğünden gelir, tabiata özgü, tabiatla ilgili, doğal.
|
|
| |