Türkçe
1. Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. 
Hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı. |
| 2. Üstünde bulundurmak. 
Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı. |
| 3. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. 
Değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur. |
| 4. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak.  5. Giymek. 
Devlet üniforması taşıyordu. |
| 6. mecaz Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak. 
İnsanlar müşterek tecrübeleri taşıdıkları için birbirlerinin ne dediklerini anlayabilirler. |
| 7. mecaz Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek.  8. mecaz Duymak, hissetmek. 
İçlerinde her şeye karşılık bir suçluluk duygusu taşırlar. |
| 155 kez sorgulandı Kaynak (11.01.2021-24.01.2023) taş- + -ı-2 + -mak
Türkçe taş- fiil kökünden gelir, dışarı çıkarmak.
|
Türkçe
1. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. 
Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı. |
| 2. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.  3. Germek. 
İpi çekmek. |
| 4. İçine almak, emmek.  5. Bir yerden başka bir yere taşımak. 
Ekini tarladan çekmek. |
| 6. Bir amaçla ortadan kaldırmak. 
Piyasadaki parayı çekmek. |
| 7. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. 
Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi. |
| 8. Atmak, vurmak. 
Dayak çekmek. Şut çekmek. |
| 9. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak.  10. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. 
Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşından beri çekiyordum. |
| 11. Tartıda ağırlığı olmak. 
Tartsaydınız kırk, kırk beş kilodan fazla çekmezdi. |
| 12. Döşemek. 
Kablo çekmek. |
| 13. Herhangi bir engel kurmak. 
Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş. |
| 14. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. 
Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar. |
| 15. İmbik yardımı ile elde etmek. 
İspirto çekmek. Gül yağı çekmek. |
| 16. Çizgi durumunda uzatmak.  17. Aynısını yazmak veya çizmek. 
Yazıyı temize çekmek. Kopya çekmek. |
| 18. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. 
Bardak çekmek. |
| 19. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak.  20. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. 
Fotoğraf çekmek. Film çekmek. |
| 21. Taşıma gücü olmak. 
Bu araba 500 kilodan çok yük çekmez. |
| 22. Öğütmek. 
Kahve çekmek. |
| 23. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak.  24. Hoşa gitmek, sarmak.  25. Kaçan ilmeği örmek. 
Çorap çekmek. |
| 26. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. 
Beni Konya Lezzet Lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti. |
| 27. Bir duyguyu içinde yaşatmak. 
Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum. |
| 28. Yürütmek, sürmek. 
Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın. |
| 29. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. 
Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur. |
| 30. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. 
Sorguya çekmek. |
| 31. Herhangi bir anlama almak. 
Bak, sözümü nereye çekti! |
| 32. Örtmek, giymek. 
Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz. |
| 33. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek.  34. Yol, ay sürmek. 
Sevmediğim ayların çoğu otuz bir çeker, uzundur. |
| 35. Daralıp kısalmak. 
Kumaşı yıkayınca çekti. |
| 36. Asmak. 
Açıkta durduk. Demir attık. Kayığa tehlike bayrakları çektik. |
| 37. Boya, badana vb. sürmek.  38. Yollamak. 
Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi? |
| 39. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. 
Tulumba, suyu iyi çekiyor. Baca iyi çekiyor. |
| 40. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek.  41. fizik Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı.  42. teknik Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak.  43. argo İçki içmek. 
Çok kimse rakısını bağında çekiyordu. |
| 28 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-03.03.2021)
|
| Türkçe
1. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. 
Bir köylüden burada avlandığınızı duydum. |
| 2. İşitmek, ses almak. 
Çamaşırcı Fatma kadın annemin duymayan kulaklarına yalvarıyor. |
| 3. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarını algılamak; hissetmek. 
Elimin üzerinde bir böceğin gezdiğini duydum. |
| 4. nesnesiz, mecaz Bir şeyi sezmek, fark etmek. 
Güzel olmasın fakat ruhu olsun, bir şey duysun. |
| 35 kez sorgulandı Kaynak (07.02.2021-12.03.2024)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231242 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| fiil kökü Türkçe
9 kez sorgulandı
|
| fiilden fiil yapma eki Türkçe
Fiilden fiil yapma eki -ı- -i- -u- -ü- olmak üzere dört şekli vardır.
-Fonksiyon itibarıyla berkitme anlamı taşımaktadır. Kazmak --> kazımak.
5 kez sorgulandı Kaynak (27.02.2021-27.02.2021)
-ı- -i- -u- -ü-2
| Aynı son ekten türeyenler | |
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14157 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |