Arapça
1. isim Gidiş, yürüyüş, ilerleyiş. 
Yaşayacak fazla zamanları olmayan bazı dâhiler, olgunluklarını hayatın normal seyrinden çok evvel tamamlamış oluyorlar. |
| 2. isim Kara taşıtlarının belli bir güzergâhta ilerlemesi.  3. isim, denizcilik Özellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi.  4. isim Bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkma.  5. isim Eğlenmek için bakma, hoşlanarak bakma, temaşa. 
Tevfik, orta oyununa çıkınca seyrine en sık gidenlerden birisi Selim Paşa'nın karısı oldu. |
| 6. isim Bakıp eğlenecek şey, eğlendirici durum. 
Bundan âlâ seyri nerde bulacak garipler? |
| 1404 kez sorgulandı Kaynak (22.12.2008-20.08.2022) ( syr + fa`l) → seyr → ses türemesi → seyir
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça syr kök harflerinden gelir.
|
| mesire seyretmek seyrüsefer seyyar | Türkçe
1. isim, eskimiş Hoşlanarak bakma, seyretme. 
Benden evvel çoluk çocuk bütün ev halkı hayvanı temaşaya çıkmışlar. |
| 2. isim, eskimiş Seyredilecek görüntü, görülmeye değer şey.  3. isim, eskimiş Gezme, seyir.  4. isim, eskimiş Oyun, temsil, piyes1, tiyatro, seyir. 
Bazı meddahlar da Karagöz oynatmış, şahbaz, hayalbaz veya hayali isimleriyle yaşadıktan sonra temaşa hayatımızdan el etek çekmişlerdir. |
| 164 kez sorgulandı Kaynak (12.04.2024-12.04.2024) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231068 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
897 kez sorgulandı
|
| dil bilgisi Türkçe
Bir sözün aslında bulunmayan bir ünlü veya ünsüzün sonradan türemesi
Örnek. urmak > vurmak, hükm > hüküm
13129 kez sorgulandı Kaynak (15.02.2009-15.02.2009)
dil bilgisi
| Aynı dil bilgisinden türeyenler | |
| Arapça + Türkçe
1. Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak. 
Uzun İhsan Efendi olan biteni çaresizlikle seyrediyordu. |
| 2. (-i) Bir olaya karışmadan bakmak. 
Rabia biraz şaşkın, salapuryada arkadaş olduğu çocuklu tazenin kocasıyla buluşmasını seyrediyordu. |
| 3. Eğlenmek, görmek, öğrenmek vb. için bakmak, izlemek. 
Ben, çok güzel bir şey seyrediyorsam tiyatroda, daha ne kadar sürecek piyes diye aklıma getirmem. |
| 4. Taşıt, ilerlemek, yol almak.  5. Hastalık vb. sürmek, devam etmek. 
Gözlerini yumdu ve kendini ağır aksak seyreden bir rüyanın içinde buldu. |
| 591 kez sorgulandı Kaynak (11.02.2009-29.08.2009) |
| |