Türkçe
1. Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak.  2. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. 
Buzlarını atıp karabiberlerini serptikten sonra kadehleri iyice karıştırdım. |
| 3. Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek. 
Yağmur serpiyor. Kar serpiyor. |
| 4. mecaz Vermek, saçmak. 
324 kez sorgulandı Kaynak (03.02.2021-03.02.2021) ser- + -p- + -mek
Türkçe sermek sözcüğünden gelir.
| Türkçe
1. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek; lütfetmek, lütfeylemek. 
Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm. |
| 2. Bırakmak veya bağışlamak.  3. Ondan bilmek, atfetmek. 
Bilgin'in bu çekingen tavırlarını kusurlu ve zayıf oluşuna verdi. |
| 4. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına bildirmek. 
Geçenlerde bir derginin, 'Eski ünlüler ne yapıyor?' adlı bir röportajına verdiği cevapları okudum. |
| 5. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. 
Arabanın burnunu en tenha kahvelerden birinin önünde rıhtıma verdiler. |
| 6. Bir şeyi satmak. 
Ucuz pahalı deme de ver gitsin; ver de kurtul. |
| 7. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. 
Uzun Osman, Zeynep'le Süleyman'a, ikisini birbirine vereceğini söylediği zaman şaşmadılar. |
| 8. Yaymak. 
Ses vermek. Işık vermek. |
| 9. Bitki ortaya çıkarmak. 
Ağaç bu sene filiz verdi. |
| 10. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. 
Kendisi de muhakkak artistlerden, güzel eser veren, güzel konuşan, hayalleri işlek adamlardan hoşlanıyor. |
| 11. Bir hâli bir kimse veya yerde hâkim kılmak. 
Korku vermek. Ateşe vermek. Ortalığı heyecana vermek. |
| 12. Sahip olmasını sağlamak.  13. Kazandırmak. 
Hareket vermek. Biçim vermek. |
| 14. Katmak. 
Tat, çeşni vermek. |
| 15. Bir şey ayırmak. 
Zaman vermek. |
| 16. Bir şey harcamak. 
Emek vermek. |
| 17. Bir yere dayamak. 
Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi. |
| 18. Doğurmak. 
Kezban, ona yedi evlat vermişti. |
| 19. Bilgi edinmesi için göndermek. 
Kursa vermek. Okula vermek. |
| 20. Belirlemek. 
Derse girmeden sinema için saat ver, dedi. |
| 21. argo Cinsel yönden kendisini kullandırmak.  22. yardımcı fiil Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u1, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. 
alıvermek, dizivermek, yapıvermek, görüvermek. |
| 23. Elindeki parayı kaptırmak; uçlanmak. 
5 kez sorgulandı Kaynak (18.10.2024-18.10.2024)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231111 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
10340 kez sorgulandı Kaynak (26.06.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |