Türkçe
1. Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak.  2. Kuşatmak. 
Gece, ahenk içinde divanımı Şenlendirse pırıl pırıl rakkaseler Gece, gece, her yanımı Sarsa güller, laleler, menekşeler |
| 3. Dolayında yer almak.  4. Kaplamak. 
Kültür düşüklüğündeki çöküş, yaygın bir hastalık gibi sarar toplumu. |
| 5. Bir şeyi üzerine başka bir şey koyarak kaplamak. 
Ah işte tövbe ettik bütün suçlarımızdan Bir gaflet perdesiydi gözlerimizi saran |
| 6. Kucaklamak.  7. Yumak yapmak. 
İpliği sarmak. |
| 8. Şerit, ip vb.ni başka bir şeyin üzerine dolamak.  9. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek. 
Dolma sarıyorum diye yaprağı parmağıma doladım. |
| 10. Sarılıp tırmanmak. 
Asma çardağı sardı. |
| 11. Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak. 
Kitabı kâğıda sarmak. |
| 12. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak.  13. Saldırmak, hücum etmek. 
Faik Efendi biliyordu ki saracaklar hem de fena saracaklar. |
| 14. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek.  15. mecaz Sözle saldırmak; tedirgin etmek. 
Evdekilerin hepsi bana sarıyor. |
| 16. mecaz Hoşuna gitmek, zevkini okşamak. 
Bu canlılık, insanı on yıl önce görmüş olduğum muhteşem yazdan daha başka türlü sarıyordu. |
| 95 kez sorgulandı Kaynak (08.05.2024-08.05.2024) sar- + -mak
Türkçe sar-(saru) fiil kökünden gelir.
| Türkçe
1. Çevresini sarmak; çevrelemek, çevirmek, sarmak, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek. 
Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu. |
| 2. isim, askerlik Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesmek; abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek.  3. Çokça bulunmak.  4. Kaplamak. 
Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı. |
| 5. Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak. 
6 kez sorgulandı Kaynak (01.03.2024-01.03.2024) kuşa- + -t- + -mak
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Türkçe kuşa-(kurşa-) fiil kökünden gelir.
|
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231114 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| fiil kökü Türkçe saru
3 kez sorgulandı
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14096 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |