Arapça (sa:dık)
1. sıfat, eskimiş Doğru, gerçek.  2. sıfat Dostluğu ve bağlılığı içten olan, sadakatli. 
Birisi onu alsa en sadık kadın olacak, en güzel yemekleri pişirecekmiş. |
| 1897 kez sorgulandı Kaynak (08.06.2009-01.05.2024) sadakat → (sdk + fâ`il) → sadık
Arapça sadakat sözcüğünden gelir, sadakat gösteren.
| Türkçe
1. sıfat Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.  2. sıfat Gerçek, yalan olmayan. 
Doğru haber. |
| 3. sıfat Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. 
Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur. |
| 4. isim Gerçek, hakikat. 
Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz. |
| 5. isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi. 
İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir. |
| 6. zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. 
Doğru söylüyorsun Ali, doğru söylüyorsun ama kazın ayağı öyle değil. |
| 7. zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. 
Doğru oraya gitmiş olsaydınız herhâlde uygun olurdu. |
| 8. zarf Yakın, yakınlarında. 
Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. |
| 9. edat Karşı yönünce. 
Börekçi fırınının karşısındaki dört köşe taşlar döşeli, iki yanı ağaçlı yoldan çarşıya doğru yürüyordu. |
| 10. sıfat Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. 
624 kez sorgulandı Kaynak (17.06.2018-27.05.2020)
|
| Türkçe kirtüçek
1. isim Yalan olmayan, doğru olan şey; çın, ciddi, hakikat. 
Esasen bizim için milli varlık ile istiklal ve hürriyet aynı gerçeğin çeşitli cepheleridir. |
| 2. isim Gerçeklik. 
Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti. |
| 3. isim Doğruluk. 
Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir. |
| 4. sıfat Yalan olmayan. 
O yürekler acısı fukara kafile, yüzlerinden gerçek acı aka aka ölü arkadaşlarının namazını kıldılar. |
| 5. sıfat Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. 
Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur. |
| 6. sıfat Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. 
Gerçek elmas. Gerçek hikâye. |
| 7. sıfat Temel, başlıca, asıl. 
Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır. |
| 8. sıfat Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan.  9. sıfat Yapay olmayan.  10. sıfat, felsefe Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. 
4 kez sorgulandı Kaynak (08.04.2024-08.04.2024)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231183 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Arapça (sada:kat)
1. isim İçten bağlılık. 
Vazifemi sadakatle yaptığımdan dolayı memnun olduklarını sanıyorum. |
| 2. isim Sağlam, güçlü dostluk. 
599 kez sorgulandı Kaynak (08.06.2009-08.06.2009)
|
| kök harfler Arapça
537 kez sorgulandı
|
| |