Türkçe
1. isim Süren, devam eden zaman.  2. sıfat Hızlı süren, hızlı giden.  3. isim, halk ağzında Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. 
206 kez sorgulandı Kaynak (22.12.2020-17.01.2021) sür- + -ek2
Türkçe sürmek sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231108 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Yönetip yürütmek, sevk etmek.  2. Devam etmek. 
Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer. |
| 3. Önüne katıp götürmek. 
Koyunları sürmek. |
| 4. Uzatmak, ileri doğru itmek. 
Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor. |
| 5. Dokundurmak, değdirmek. 
Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim. |
| 6. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek. 
Mütarekede İngilizler onu Malta'ya sürdüler. |
| 7. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. 
Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor. |
| 8. ticaret Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. 
Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler. |
| 9. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.  10. Herhangi bir durum içinde bulunmak. 
Dört duvar arasında bir memur hayatı sürüyordu. |
| 11. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. 
Öküzünün biri ölünce tarlasını süremedi. |
| 12. Olmaya devam etmek. 
Baygınlığım ne kadar sürdü bilmiyorum. |
| 13. Zaman geçmek. 
Çok sürmez, her şey düzelir. |
| 14. Zaman almak. 
Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü. |
| 15. bitki bilimi Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek1, yeşermek. 
Bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, rutubetli toprakta bir bir arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı. |
| 16. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. 
18 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -ak -ek olmak üzere iki şekli vardır
Fonksiyonu bakımından çeşitlilik gösterir. -Çoğu küçültücü bir anlam taşıyan isim ve sıfatlar yapar. Korkmak --> korkak. -Yer isimleri yapar. Durmak --> durak. -Aygıt, organ, ve araç isimleri yapar. Ayrıca fiilin gösterdiği hareketle yapılanı belirtir. Ölçmek --> ölçek. -Halk ağzında da bazı kelimelerde yaşamaktadır. Yunmak --> yunak. -Somut isimler yapar. Kesmek --> kesek. -Soyut isimler yapar. Gezmek --> gezek. -Hem somut hem soyut isimler yapar. Dayanmak --> dayanak.
559 kez sorgulandı Kaynak (22.12.2020-04.03.2021)
-ak -ek2
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |