Türkçe
1. Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak. 
Bir ağaç kütüğünü keser, oyar, nakışlayıp bezerdi. |
| 2. Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek. 
Gömleğin yakasını ve koltuğunu biraz oydu. |
| 3. argo Bıçaklayarak yaralamak.  4. argo Kazıklamak. 
40 kez sorgulandı Kaynak (21.01.2021-21.01.2021) oy2 + -mak
Türkçe oy2 fiil kökünden gelir.
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231094 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| fiil kökü Türkçe
6 kez sorgulandı
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14077 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe
1. isim Genellikle ipek ibrişim kullanarak iğne, mekik, tığ veya firkete ile yapılan ince dantel. 
Dikişe, oyaya başladı, hanım hanımcık yaşıyordu, memnundu. |
| 14 kez sorgulandı Kaynak (21.01.2021-21.01.2021) |
| Türkçe
1. isim Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence.  2. isim Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.  3. isim Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü. 
Zeybek oyunu. |
| 4. isim Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes1.  5. isim Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. 
Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları. |
| 6. isim Şaşkınlık uyandırıcı hüner. 
Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu. |
| 7. isim Kumar. 
Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar. |
| 8. isim, spor Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.  9. isim, spor Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.  10. isim, mecaz Hile, alicengiz oyunu, düzen, desise, entrika. 
Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir. |
| 19 kez sorgulandı Kaynak (27.12.2020-30.03.2021)
|
| Türkçe
1. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. 
Çimenler üzerinde çocuklar oynuyor, kuzular otluyor. |
| 2. Kımıldamak, hareket etmek.  3. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak.  4. Bir film, oyun vb.nde rol almak. 
Bütün rolleri, şahısların sesleri, tavırları, mimikleriyle tek başına oynamıştı. |
| 5. Film gösterilmek. 
Bu akşam televizyonda hangi film oynuyor? |
| 6. Tiyatro eseri sahneye konmak. 
Birisi dedi ki bu iki perdelik bir oyun imiş, bitince ötekini oynayacaklarmış. |
| 7. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. 
Birdenbire apartman kapısının oynadığını hissettim. |
| 8. Sarsılmak, yeri değişmek. 
Depremde yapı oynadı. |
| 9. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. 
Tenis oynamak. |
| 10. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. 
Ne oynadığı gazinonun ismini söyledi ne de danslarından bahsetti. |
| 11. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak.  12. Değişiklik göstermek. 
Bunların fiyatı iki bin ile üç bin lira arasında oynar. |
| 13. Tehlikeye düşürmek. 
Benim sağlığımla oynama. |
| 14. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek.  15. mecaz Rastgele yön vermek, aldatmak. 
Talih bizimle oynuyor. |
| 16. mecaz Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. 
Koca adamla oynamaya utanmıyor musun? |
| 17. mecaz Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak.  18. mecaz Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek. 
Borsada istediği gibi oynuyordu fiyatlarla. |
| 13 kez sorgulandı Kaynak (30.03.2021-30.03.2021)
|
| Türkçe
1. isim Aralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkiler bulunan kadın veya erkekten her biri. 
Bu da öğretmen gibi gözü işte, aklı oynaşta! |
| 173 kez sorgulandı Kaynak (30.03.2021-09.06.2024) |
| |