Türkçe
1. isim Oturma işi. 
Başta delikanlılar, çoğunun oturuşunda bir büyüklenme var. |
| 196 kez sorgulandı Kaynak (29.03.2021-29.03.2021) otur- + -uş
Türkçe oturmak sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231185 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. 
Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu. |
| 2. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. 
Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız. |
| 3. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. 
Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti. |
| 4. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. 
Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar. |
| 5. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. 
Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı? |
| 6. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. 
Temelin bu tarafı on santim oturmuş. |
| 7. Biriyle beraber yaşamak. 
O günden beri enişte beyle oturuyorum. |
| 8. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak.  9. Yer almak, geçmek. 
Valilik makamına oturdu. |
| 10. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. 
Gelenekler gün geçtikçe iyice oturdu. |
| 11. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. 
Uydu yörüngeye oturdu. |
| 12. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak.  13. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. 
Arif gibi bir adamla çene yarışına girmek istememekle beraber susup oturamazdı. |
| 32 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -ış, -iş, -uş, -üş olmak üzere dört şekli vardır
Genel fonksiyonu itibarıyla -hareket ve iş isimleri yapar. Oturmak --> oturuş. -Kalıplaşarak nitelik, kavram, eşya gibi nesne isimleri yapar. Göstermek --> gösteriş. -Nadir olarak sıfat yapar. Yanılmak --> yanlış. -Soyut isimler yapar. Aldanmak --> aldanış. -Somut isimler yapar. Dikmek --> dikiş. -Yer isimleri yapar. Girmek --> giriş.
180 kez sorgulandı Kaynak (14.09.2020-29.03.2021)
-ış -iş -uş -üş
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |