| |
|
| |
fiil kökü Türkçe oltur-
6 kez sorgulandı
Türkçe
1. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. 
Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu. |
| 2. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. 
Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız. |
| 3. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. 
Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti. |
| 4. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. 
Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar. |
| 5. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. 
Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı? |
| 6. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. 
Temelin bu tarafı on santim oturmuş. |
| 7. Biriyle beraber yaşamak. 
O günden beri enişte beyle oturuyorum. |
| 8. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak.  9. Yer almak, geçmek. 
Valilik makamına oturdu. |
| 10. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. 
Gelenekler gün geçtikçe iyice oturdu. |
| 11. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. 
Uydu yörüngeye oturdu. |
| 12. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak.  13. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. 
Arif gibi bir adamla çene yarışına girmek istememekle beraber susup oturamazdı. |
| 32 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021)
|
| |
|
|
| |
|
|