| |
|
| |
fiil kökü Türkçe
10 kez sorgulandı
| olağan olanak olanca olası olay olgu olgun olum |
| olgunlaşmak olumlu olumsuz | Türkçe
1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. 
En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. |
| 2. Gerçekleşmek veya yapılmak.  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. 
Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. |
| 4. Bir şeyi elde etmek, edinmek. 
Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. |
| 5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.  6. Herhangi bir durumda bulunmak.  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek. 
Böyle iş olmaz. Oraya gitmesek de olur. |
| 8. Yetişmek, olgunlaşmak. 
Ekinler oldu. Üzümler daha olmadı. |
| 9. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. 
Çay oldu. |
| 10. Bulunmak. 
Kız da hemen olduğu yere oturdu. |
| 11. Geçmek, tamamlanmak. 
İki yıl oldu. Nerede ise üç yıl olacak. |
| 12. Sürdürmek, yürütmek. 
İlişkilerimiz dostça olsun istiyorum. |
| 13. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. 
Partili olmak. |
| 14. Yaklaşmak, gelip çatmak. 
Sabah oldu. |
| 15. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. 
Pırlanta gerdanlığı da tektaş küpesi de zümrüt yüzüğü de kendinin olsun! |
| 16. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. 
Annesi oluyor. Yeğeni olur. |
| 17. teklifsiz konuşmada Sarhoş olmak. 
Sen adamakıllı olmuşsun. |
| 18. Uymak, tam gelmek. 
Bu şapka başıma oluyor. |
| 19. Yitirmek, elinden kaçırmak. 
Tembelliği yüzünden işinden oldu. |
| 20. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. 
Köyden, kasabadan olmayan, düveni, dirgeni nasıl bilebilir? |
| 21. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. 
Aman, ona bir şey olmasın! Kimseye bir şey olmadı. |
| 22. Yol açmak. 
Bu davranışın ona çok zararı oldu. |
| 23. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. 
Su, buz oldu. |
| 24. yardımcı fiil Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. 
Artık bize gelmez oldu. Bu işi yapmış olacak. |
| 25. yardımcı fiil Hastalığa yakalanmak, tutulmak. 
Tifo olmak. Verem olmak. |
| 1216 kez sorgulandı Kaynak (02.09.2009-03.03.2021)
|
| Türkçe
1. sıfat Bütün, elde bulunanın hepsi; son. 
Küçücük yaşta, büyüklüğün olanca gaileleri kendi üzerlerine yığılmış kimseler görülür. |
| 0 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2026-03.03.2026) |
| Türkçe
1. sıfat Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif. 
Spor sayfalarını okuyarak toplumumuzdaki olumlu gelişmeleri de izleyebilirsiniz. |
| 2. sıfat Yapıcı. 
Olumlu tip, olumlu sanat diye bir şeyler tutturmuşlardı. |
| 3. sıfat Onaylayan, kabul eden, lehte olan. 
Olumlu bir cevap. |
| 4. sıfat Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif.  5. sıfat Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı.  6. sıfat, dil bilgisi Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle). 
5 kez sorgulandı Kaynak (15.03.2023-15.03.2023) olum + -lu
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Türkçe olum sözcüğünden gelir.
| |
| Türkçe
1. sıfat Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif.  2. sıfat Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan.  3. sıfat, mecaz Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. 
İnsan, içinde olumsuz duyguların oluşmasını önlemeli. |
| 4. sıfat, dil bilgisi Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi.  5. sıfat, felsefe Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan. 
320 kez sorgulandı Kaynak (15.03.2023-15.03.2023) olum + -suz
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Türkçe olum sözcüğünden gelir.
| |
| |
|
|
| |
|
|