Arapça
1. isim Belli kimselerde bulunduğuna inanılan, kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında insanlara, eve, mala mülke hatta cansız nesnelere kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, göz.  2. isim, eskimiş Bakış, bakma, göz atma. 
İlk nazarda mağrur, azametli tesirini veriyor. |
| 746 kez sorgulandı Kaynak (21.06.2009-18.12.2009) ( nzr + fa`al) → nazar
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça nzr kök harflerinden gelir.
|
| intizar manzar münazara nazaran nazari nazariye nazır |
| manzara muntazır nazariyat | Türkçe
1. isim, anatomi Görme organı, basar.  2. isim Bazı deyimlerde, görme ve bakma. 
Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin. |
| 3. isim Oda. 
Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu |
| 4. isim Bakış, görüş. 
Bu sefer alacaklı gözüyle baktım. |
| 5. isim Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. 
Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? |
| 6. isim Delik, boşluk. 
Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. |
| 7. isim Çekmece. 
Masanın gözleri. |
| 8. isim Terazi kefesi.  9. isim Nazar. 
İnsanı gözle yiyip bitirirler. |
| 10. isim Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. 
Gözden düşmek. Göze girmek. |
| 11. isim Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. 
Göz aşısı. |
| 12. isim Bölüm, hane. 
Dama tahtasında altmış dört göz vardır. |
| 13. isim Bazı yaraların uç bölümü. 
Çıbanın gözü. |
| 55 kez sorgulandı Kaynak (25.12.2020-08.10.2025) gö- + -z1
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan EskiTürkçe gö-(kö-) sözcüğünden gelir, EskiTürkçe'de (köz) olarak bilinir.
|
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231217 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
606 kez sorgulandı
|
| Arapça (intiza:rı)
1. isim Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme. 
Hastanede ilk günü ve ilk gecesi bu ümit ve intizar ile geçti. |
| 2. isim, halk ağzında İlenme, beddua, inkisar. 
553 kez sorgulandı Kaynak (25.06.2009-13.05.2014)
|
| Arapça (müna:zara)
1. isim Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma. 
Bir fikrin münazarasıyla kütüphanesinin önünde sabahladığımız geceler olurdu. |
| 2. isim, edebiyat Divan edebiyatında zıt varlıklar ve kavramlar arasındaki karşıtlığı anlatan yazı türü. 
2007 kez sorgulandı Kaynak (09.04.2008-13.05.2014) |
| Arapça (naza'ran)
1. zarf Göre, oranla, kıyasla. 
Buna nazaran şimdi vereceğim malumat ve izahatı anlamak daha kolay olacaktır. |
| 948 kez sorgulandı Kaynak (23.06.2009-04.09.2022) nazar + -an4
Arapça nazar sözcüğünden gelir, nazar olarak, bakarak, bakışla.
| |
| Arapça (nazari:)
1. sıfat eskimiş Kuramsal. 
Bazı nazari dersler bir kısım talebeye hiç şüphesiz daha eğlenceli gelecektir. |
| 514 kez sorgulandı Kaynak (14.05.2014-22.01.2023) nazar + -i5
Arapça nazar sözcüğünden gelir, nazarla ilgili, bakışla ilgili.
| |
| |