Arapça (muhta:cı)
1. sıfat Bir şeye gereksinim duyan. 
Bunu işitmeye ne kadar muhtaçmış! |
| 2. sıfat Yoksul, fakir (kimse). 
Muhtaç hemşehrilerin bir kısmı etrafımda dolaşmaya, bana kur yapmaya başladılar. |
| 3. sıfat Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan. 
1544 kez sorgulandı Kaynak (03.01.2014-03.01.2014) ihtiyaç → hacet → (hyc + müfta`al) → muhtaç
Arapça ihtiyaç sözcüğünden gelir, ihtiyaç duyan, gereksinimi olan.
| Türkçe
1. sıfat Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum ya da ülke), parasız, yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, varsıl karşıtı. 
O kadar yoksulmuş ki rüyasında bile eline para değmemiş. |
| 2. sıfat, mecaz İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz. 
Yazılarını okudum, sözlerini dinledim, bilgice onu biraz yoksul buldum. |
| 128 kez sorgulandı Kaynak (25.02.2021-25.02.2024) |
| Arapça
1. sıfat Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. 
En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir. |
| 2. sıfat Olması gerekenden az. 
Seni fakir, soluk bir dekor içinde görmek istemem. |
| 3. isim Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.  4. sıfat, mecaz Zavallı, kimsesiz. 
Hey gidi kahpe felek, gençliklerine doymadan gitti fakirler. |
| 5. isim, mecaz, eskimiş Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. 
Fakir dün ziyaretinize geldimse de bulamadım. |
| 635 kez sorgulandı Kaynak (29.09.2009-14.02.2021) fakr → (fkr + fâ`il) → fakir
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça fakr sözcüğünden gelir, yoksulluk içinde olan, yoksul.
|
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231089 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
316 kez sorgulandı
|
| |