Arapça (muha:fız)
1. isim Birini veya bir şeyi koruyan, kollayan, gözeten kimse, koruyucu. 
Hecinlerimizi bir iki muhafızla tepecikler arasına yerleştirmiştik. |
| 2. isim, eskimiş Bir kalenin veya bir şehrin önemli yerlerini korumak, düzeni ve güvenliği sağlamakla görevli komutan. 
İstasyonda veliahdı uğurlayanlar arasında İstanbul muhafızı da vardı. |
| 2479 kez sorgulandı Kaynak (29.09.2009-25.10.2025) muhafaza → hıfz → (hfz + müfâ`il) → muhafız
Arapça muhafaza sözcüğünden gelir, muhafaza eden.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231121 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Arapça (muha:faza)
1. isim Koruma, saklama, korunum. 
Zamanımızda kıymetli şeylerin muhafazası güçleşti. |
| 1257 kez sorgulandı Kaynak (29.09.2009-27.02.2021)
|
| kök harfler Arapça
539 kez sorgulandı
|
| |