Arapça (mecra:)
1. isim, coğrafya Yatak.  2. isim, mecaz Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu. 
742 kez sorgulandı Kaynak (21.12.2009-21.12.2009) cereyan → (cry + mef`al2) → mecra
Arapça cereyan sözcüğünden gelir, cereyan eden yer, akan yer, akarsu yatağı.
| Türkçe
1. isim Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. 
Sabahleyin onu aynı güzellikte bulacağım ümidiyle yatağımdan fırladım. |
| 2. isim Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte.  3. isim Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb.  4. isim, coğrafya Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. 
Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu Irmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik oldu |
| 5. isim Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. 
Çakıl yatağı. |
| 6. isim Bir şeyin çok bulunduğu yer. 
Yeşil sarıklı evliya yataklarının huzurunda gibiyim. |
| 7. isim Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar.  8. isim Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi.  9. isim Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. 
Hırsız yatağı. Eşkıya yatağı. |
| 10. isim Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. 
Namlu yatağı. Eksen yatağı. |
| 11. isim Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur.  12. isim Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılan yer.  13. isim, hayvan bilimi Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. 
5 kez sorgulandı Kaynak (04.03.2021-04.03.2021) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231175 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
604 kez sorgulandı
|
| |