Arapça (müteva:zı)
1. sıfat Alçak gönüllü. 
Sakin, mütevazı ve kalabalıktan kaçan ruhunu incitmemek için onu, birkaç kişi ile sırtımda ebedi makamına ben götürdüm. |
| 2. sıfat Gösterişsiz, iddiasız. 
Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı. |
| 3100 kez sorgulandı Kaynak (07.02.2010-07.02.2010) tevazu → vaz1 → (vz` + mütefâ`il) → mütevazı
Arapça tevazu sözcüğünden gelir, tevazu gösteren.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231243 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Arapça (teva:zu:)
1. isim Alçak gönüllülük. 
Bilhassa tevazusu ile herkesin hürmet ve muhabbetini kazanmıştı. |
| 698 kez sorgulandı Kaynak (07.02.2010-06.01.2014) vaz1 → (vz` + tefâ`ul) → tevazu
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça vaz1 sözcüğünden gelir, aşağı vaziyetleme, aşağı konumlama.
|
|
| kök harfler Arapça
2488 kez sorgulandı
|
| |