Türkçe
1. Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek. 
Çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu. |
| 2. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek. 
Bu ulu ağaç yerlerde sürüne sürüne kurudu ve etrafını dikenler, ısırganlar bürüdü. |
| 3. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. 
Kurumuş dere gibi taşlık bir yerden geçtik. |
| 4. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. 
Darı ve mısır yemekten bağırsakları kurumuştu. |
| 5. mecaz Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. 
Karısı hırçınlıktan kurumuş bir kadın. |
| 6. mecaz Çok susamak. 
141 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-03.03.2021) kur- + -u-2 + -mak
Türkçe kurmak sözcüğünden gelir, ısıtmak anlamından kurumak.
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231217 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. 
Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. |
| 2. Hazırlamak. 
Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak! |
| 3. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. 
Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor. |
| 4. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. 
Turşu kurmak. |
| 5. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. 
Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi? |
| 6. Yapmak, inşa etmek. 
Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım. |
| 7. Yapmak, oluşturmak.  8. ticaret Ortaklık sağlamak.  9. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. 
Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu. |
| 10. Bir araya getirmek, toplamak. 
Divan kurmak. |
| 11. Düşünmek. 
Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum. |
| 12. Aklına koymak. 
O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz. |
| 13. Zihinde büyütmek. 
Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu. |
| 14. Sağlamak1, oluşturmak. 
Dostluk kurmak. İlişki kurmak. |
| 15. mecaz Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. 
27 kez sorgulandı Kaynak (22.12.2020-22.12.2020)
|
| fiilden fiil yapma eki Türkçe
Fiilden fiil yapma eki -ı- -i- -u- -ü- olmak üzere dört şekli vardır.
-Fonksiyon itibarıyla berkitme anlamı taşımaktadır. Kazmak --> kazımak.
5 kez sorgulandı Kaynak (27.02.2021-27.02.2021)
-ı- -i- -u- -ü-2
| Aynı son ekten türeyenler | |
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14147 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |