Türkçe
1. Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. 
Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. |
| 2. Hazırlamak. 
Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak! |
| 3. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. 
Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor. |
| 4. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. 
Turşu kurmak. |
| 5. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. 
Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi? |
| 6. Yapmak, inşa etmek. 
Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım. |
| 7. Yapmak, oluşturmak.  8. ticaret Ortaklık sağlamak.  9. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. 
Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu. |
| 10. Bir araya getirmek, toplamak. 
Divan kurmak. |
| 11. Düşünmek. 
Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum. |
| 12. Aklına koymak. 
O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz. |
| 13. Zihinde büyütmek. 
Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu. |
| 14. Sağlamak1, oluşturmak. 
Dostluk kurmak. İlişki kurmak. |
| 15. mecaz Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. 
27 kez sorgulandı Kaynak (22.12.2020-22.12.2020) kur- + -mak
Türkçe kur- fiil kökünden gelir.
|
| kurak kural kuram kuru kurum2 kurumak |
| kurakçıl kuraklık kurut kurutmak | Türkçe
1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. 
Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. |
| 2. Olmasına yol açmak. 
Durgun sular sıtma yapar. |
| 3. Yol almak.  4. Onarmak, tamir etmek. 
Bozulan saatimi saatçi yaptı. |
| 5. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. 
Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. |
| 6. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. 
Şu işi yapıver diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. |
| 7. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. 
Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. |
| 8. Düzenli bir duruma getirmek. 
Yatak yapmak. Yolu yaptılar. |
| 9. Üretmek. 
Ayakkabı yapmak. |
| 10. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. 
Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak. |
| 11. Salgılamak, çıkarmak. 
Tükürük bezleri tükürük yapar. |
| 12. Dışkı çıkarmak. 
Çocuk, altına yapmış. |
| 13. Gerçekleştirmek. 
İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır. |
| 14. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. 
Ben adamı ne yaparım biliyor musun? |
| 15. Evlendirmek. 
Bu kızı sana yapacağız. |
| 16. yardımcı fiil Bir durum yaratmak. 
Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı. |
| 17. yardımcı fiil Edinmek, sahip olmak. 
Servet yapmak. Altın yapmak. |
| 18. yardımcı fiil Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. 
Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı. |
| 19. Davranmak, hareket etmek. 
İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak. |
| 20. Olmak. 
Bu kış çok soğuk yaptı. |
| 22 kez sorgulandı Kaynak (12.03.2021-12.03.2021)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231221 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| fiil kökü Türkçe
Tasarlama, dizme, düzenleme, sıralama, aşama, yapılaştırmak, verimsizleşmek, ısıtmak, suyunu yok etmek, büyüklenmek, sayıklamak, oluşturmak, düşlemek, özgürlüğe kavuşturmak, yerleştirmek, düşünce üretmek, topluluk oluşturmak, kaygılanmak.
9 kez sorgulandı Kaynak (22.12.2020-03.03.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
14151 kez sorgulandı Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe
1. sıfat Suyu, nemi olmayan, yaş1 ve nemli karşıtı. 
Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı. |
| 2. sıfat Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. 
Kuru çöl. Kuru tepeler. |
| 3. sıfat Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. 
Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar. |
| 4. sıfat Canlılığını yitirmiş (bitki). 
Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum? |
| 5. sıfat Salgısı olmayan. 
Kuru öksürük. Kuru egzama. |
| 6. sıfat Döşenmemiş, çıplak. 
Salih Reis, dört kuru duvardan ibaret fukara kapısından gördüğü mavi denize baka baka ölmek istiyordu. |
| 7. sıfat Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). 
Kuru çayla karın doyar mı? |
| 8. sıfat, mecaz Etkisi ve sonucu olmayan. 
Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler. |
| 9. sıfat, mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem.  10. sıfat, mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. 
Kuru, zevksiz bir hayat. |
| 11. sıfat, mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun. 
Kuru bir anlatım. |
| 12. isim Kuru fasulye. 
170 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-22.04.2024) kur- + -u1
Türkçe kurmak sözcüğünden gelir, ısıtmak anlamından.
| |
| Türkçe
1. isim, hukuk Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik; müessese. 
Türk Dil Kurumu. |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2024-10.03.2024) |
| Türkçe
1. isim Kurak olma durumu, kurak hava, yağışsızlık. 
Kuraklık her yanı kasıp kavuruyor ve berbat ediyor bostanları. |
| 202 kez sorgulandı Kaynak (17.06.2021-17.06.2021) |
| |