fiil kökü Türkçe
Tasarlama, dizme, düzenleme, sıralama, aşama, yapılaştırmak, verimsizleşmek, ısıtmak, suyunu yok etmek, büyüklenmek, sayıklamak, oluşturmak, düşlemek, özgürlüğe kavuşturmak, yerleştirmek, düşünce üretmek, topluluk oluşturmak, kaygılanmak.
9 kez sorgulandı Kaynak (22.12.2020-03.03.2021)
| kurak kural kuram kuru kurum2 kurumak |
| kurakçıl kuraklık kurut kurutmak | | Orhan Hançerlioğlu Türk Dili Sözlüğü | kaynak
.. Düşüncemizi geliştirmemiz için dilimizi geliştirmemiz gerek. Dilimizin gelişmesi, türetilebilmesiyle olanaklı. Bir sözcüğü türetebilmek ve ondan yeni sözcükler yapabilmek de, o sözcüğün kök anlamını bilmemize bağlı...
186 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. 
Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. |
| 2. Hazırlamak. 
Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak! |
| 3. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. 
Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor. |
| 4. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. 
Turşu kurmak. |
| 5. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. 
Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi? |
| 6. Yapmak, inşa etmek. 
Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım. |
| 7. Yapmak, oluşturmak.  8. ticaret Ortaklık sağlamak.  9. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. 
Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu. |
| 10. Bir araya getirmek, toplamak. 
Divan kurmak. |
| 11. Düşünmek. 
Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum. |
| 12. Aklına koymak. 
O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz. |
| 13. Zihinde büyütmek. 
Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu. |
| 14. Sağlamak1, oluşturmak. 
Dostluk kurmak. İlişki kurmak. |
| 15. mecaz Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. 
27 kez sorgulandı Kaynak (22.12.2020-22.12.2020)
|
| Türkçe
1. sıfat Suyu, nemi olmayan, yaş1 ve nemli karşıtı. 
Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı. |
| 2. sıfat Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. 
Kuru çöl. Kuru tepeler. |
| 3. sıfat Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. 
Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar. |
| 4. sıfat Canlılığını yitirmiş (bitki). 
Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum? |
| 5. sıfat Salgısı olmayan. 
Kuru öksürük. Kuru egzama. |
| 6. sıfat Döşenmemiş, çıplak. 
Salih Reis, dört kuru duvardan ibaret fukara kapısından gördüğü mavi denize baka baka ölmek istiyordu. |
| 7. sıfat Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). 
Kuru çayla karın doyar mı? |
| 8. sıfat, mecaz Etkisi ve sonucu olmayan. 
Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler. |
| 9. sıfat, mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem.  10. sıfat, mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. 
Kuru, zevksiz bir hayat. |
| 11. sıfat, mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun. 
Kuru bir anlatım. |
| 12. isim Kuru fasulye. 
170 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-22.04.2024) kur- + -u1
Türkçe kurmak sözcüğünden gelir, ısıtmak anlamından.
| |
| Türkçe
1. isim, hukuk Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik; müessese. 
Türk Dil Kurumu. |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2024-10.03.2024) |
| Türkçe
1. isim Kurak olma durumu, kurak hava, yağışsızlık. 
Kuraklık her yanı kasıp kavuruyor ve berbat ediyor bostanları. |
| 202 kez sorgulandı Kaynak (17.06.2021-17.06.2021) |
| |