fiil kökü Türkçe kurşa-
1. Kuşanmak 
4 kez sorgulandı Kaynak (01.03.2024-01.03.2024)
| Tuncer Gülensoy Köken Bilgisi Sözlüğü | kaynak
"Eski Türkçeden günümüze kadar yaşayan bütün Türkiye Türkçesi sözcükleri ile Azerbaycan, Türkmen, Özbek, Kazak, Kırgız, Uygur, Kazan Tatar, Kırım Tatar, Nogay, Başkurt, Çuvaş ve Yakut (Saha) Türkçeleri ve 'Türkiye Türkçesi' (Anadolu-Rumeli) ağızlarında yaşayan biçimlerini gösteren en güvenilir bilimsel sözlüktür.
Türkologlara, Türk diline gönül verenlere, Türkçe ve Türk Dili-Edebiyatı öğretmenlerine faydalı olması dileğiyle..."
133 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. isim Bele sarılan uzun ve enli kumaş. 
Emin olmak için kuşağından bir ayna çıkarıp camı bile çizdi. |
| 2. isim Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ.  3. isim, teknoloji Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri.  4. isim, gök bilimi Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge. 
İklim kuşakları. Zaman kuşakları. |
| 5. isim, coğrafya Yeryüzünde benzer özellikler gösteren coğrafi sahaların oluşturduğu bölgeleri ifade etmek için kullanılan genel ad. 
sıcak kuşak, deprem kuşağı, orman kuşağı vb. |
| 6. isim, felsefe Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu; batın. 
Sanat kuşağı. |
| 7. isim, matematik Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm; küre kuşağı.  8. isim, sinema, televizyon Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler.  9. isim, televizyon Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi. 
Çizgi film kuşağı. |
| 10. isim, toplum bilimi Yaklaşık yirmi beş otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği; göbek, nesil, batın, jenerasyon. 
Bugünkü kuşak benim kuşağımın bir hikâyesini dinlemelidir. |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (01.03.2024-01.03.2024) kuşa- + -k2
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Türkçe kuşa-(kurşa-) fiil kökünden gelir.
| |
| Türkçe
1. Çevresini sarmak; çevrelemek, çevirmek, sarmak, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek. 
Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu. |
| 2. isim, askerlik Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesmek; abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek.  3. Çokça bulunmak.  4. Kaplamak. 
Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı. |
| 5. Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak. 
6 kez sorgulandı Kaynak (01.03.2024-01.03.2024) kuşa- + -t- + -mak
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Türkçe kuşa-(kurşa-) fiil kökünden gelir.
|
|
| Türkçe
1. isim Kuşatmak işi. 
Ne yapsa, nereye gitse bu kuşatmadan kurtulamıyordu bir türlü. |
| 2. isim, askerlik Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesme; abluka, ihata, muhasara. 
247 kez sorgulandı Kaynak (01.03.2024-01.03.2024) |
| |