Türkçe
1. isim Kadın veya erkeğe verilen genel ad; can, şahıs, şahsiyet, zat, nefer, nüfus. 
Sınıfta, sürekli olarak numarası yaramazlar listesinin başına yazılan kişi bendim. |
| 2. isim, dil bilgisi Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık; şahıs. 
Ben (tekil kişi), sen (tekil kişi), o (tekil kişi); biz (çoğul kişi.) siz (çoğul kişi), onlar (çoğul kişi). |
| 3. isim, edebiyat Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.  4. isim, eskimiş Erkek. 
3 kez sorgulandı Kaynak (05.05.2024-05.05.2024) Farsça
1. isim İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık.  2. isim Yaşama, hayat1. 
Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. |
| 3. isim Güç1, dirilik. 
Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu. |
| 4. isim Kişi, birey. 
Benimle beraber dört canız. |
| 5. isim İnsanın kendi varlığı, özü. 
Sağa sola kaçıştık da, canımızı dar kurtardık. |
| 6. isim Gönül. 
Çirkin bana kurban, ben de güzele Can sever güzeli, maldan ziyade |
| 7. isim Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. 
Şeyh çıkınca oradaki canlar da sırasıyla yürüyüp kapıya gelince dönüp baş kestikten sonra dışarı çakarlar. |
| 8. sıfat Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. 
Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi. |
| 542 kez sorgulandı Kaynak (12.02.2009-05.03.2012)
|
| Arapça
1. isim, eskimiş, askerlik Er. 
En kuvvetli, en dikkate değer nefer daima kapının önünde oturuyor. |
| 2. isim, eskimiş Kişi. 
3 kez sorgulandı Kaynak (05.05.2024-05.05.2024) ( nfr + fa`al) → nefer
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça nfr kök harflerinden gelir.
| |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231155 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| |