Türkçe
1. isim İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne.  2. isim Kap kacak.  3. isim Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb.  4. isim Kapak, cilt. 
16 kez sorgulandı Kaynak (24.05.2020-24.05.2020)
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231162 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. 
Hasan, yıldırımla vurulmuş gibi hemen kapıyı kapadı, kaçtı. |
| 2. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak.  3. Bir şeyin görünmesine engel olmak; örtmek. 
Bu yapı manzarayı kapadı. |
| 4. Geçişi engellemek. 
Kar yolu kapamıştı. |
| 5. Tıkamak, içini doldurmak. 
Çukuru kapamak. |
| 6. Su, elektrik gelişini kesmek. 
Elektriği kapadı. |
| 7. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek. 
Fabrikayı kapamışlar. Gazeteyi kapadılar. |
| 8. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. 
O konuyu kapayalım. |
| 9. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak; hapsetmek. 
Zengin kadını tımarhaneye koymadılar, buraya, çiftliğe getirip kapadılar. |
| 10. Ortalıktan alıp saklamak. 
Vurguncular kumaşları kapamışlar. |
| 11. Karşılamak, denk gelmek. 
Bu ikramiye borçlarımı kapar. |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (05.08.2024-05.08.2024)
|
| Türkçe (kaplu'mbağa)
1. isim, hayvan bilimi Kaplumbağalardan, çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır ağır yürüyen, dört ayaklı, sürüngen hayvan (Testudo). 
340 kez sorgulandı Kaynak (24.05.2020-03.02.2021) |
| |