Arapça
1. isim Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. 
Felsefenin teorik olan kısmına pek aldırmaz. |
| 2. isim Bir cinsten veya meslekten olanların tümü. 
Kadın kısmı tutunacak yer ister, güvenecek yer ister. |
| 3. isim Kol. 
Bankanın kambiyo kısmında çalışıyorum.
|
| 3427 kez sorgulandı Kaynak (02.12.2009-02.04.2014) ( ksm + fi`l) → kısm → ses türemesi → kısım
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça ksm kök harflerinden gelir.
|
Türkçe
1. isim Kesme işi.  2. isim Bölüm, parça, kısım, sektör. 
Oyunlar aruz ve hece olmak üzere iki kesime ayrılmıştı. |
| 3. isim Bölge.  4. isim Ara verme, sonlandırma zamanı. 
Ders kesimi. |
| 5. isim İşaretlenmiş belli yer. 
Gemi, su kesiminin üstünden yaralandı. |
| 6. isim Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.  7. isim, tarih Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa.  8. isim, halk ağzında Boy bos, endam.  9. isim, halk ağzında Pazarlık, anlaşma. 
17 kez sorgulandı Kaynak (23.04.2021-23.04.2021)
|
| Türkçe
1. isim, anatomi İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm.  2. isim Giyside vücudun bu bölümünü saran parça. 
Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu. |
| 3. isim Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça.  4. isim, anatomi Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü.  5. isim, bitki bilimi Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal.  6. isim, müzik Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü.  7. isim Koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan parça.  8. isim Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, şube, branş. 
Türk Dil Kurumunun bilim ve uygulama kolları. |
| 9. isim, tarih Karakol. 
Lakin böyle kardan yolların örtüldüğü bu gecede, koldan korku yoktu. Rahatça eğlenebilirlerdi. |
| 10. isim İş takımı, ekip, grup. 
Öteki koldaki iki hamlacıdan birisi acınacak bir zayıflıktaydı. |
| 11. isim, askerlik Kanat. 
Sağ kol. Sol kol. |
| 12. isim Dizi, düzen. 
Yürüyüş kolu. |
| 13. isim, denizcilik Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri. 
5 kez sorgulandı Kaynak (06.02.2021-06.02.2021)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231098 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
475 kez sorgulandı
|
| dil bilgisi Türkçe
Bir sözün aslında bulunmayan bir ünlü veya ünsüzün sonradan türemesi
Örnek. urmak > vurmak, hükm > hüküm
13134 kez sorgulandı Kaynak (15.02.2009-15.02.2009)
dil bilgisi
| Aynı dil bilgisinden türeyenler | |
| |