Türkçe
1. sıfat Kırma işini yapan (kimse). 
Taş kıran işçiler. |
| 2. isim Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet. 
Kıranları ve zelzeleleri, feyezanları ve harpleri görmüşlerdir. |
| 51 kez sorgulandı Kaynak (05.03.2021-01.03.2024) kır- + -an2
Türkçe kırmak sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231130 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak. 
Taşları kırmak. Bardağı kırmak. |
| 2. İri parçalara ayırmak.  3. Belirli bir biçimde katlamak. 
Forma kırmak. |
| 4. Öldürmek, yok olmasına neden olmak. 
Bu yıl soğuk, hayvanları kırdı. |
| 5. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek. 
Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu. |
| 6. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak.  7. Vücut kemiklerinden birini parçalamak. 
Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın! |
| 8. Tahılı iri ve kaba öğütmek.  9. Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek. 
Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun. |
| 10. mecaz Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek. 
Bazen bir kelimenin, bir ses tonunun sevdiğimiz bir insanı kırdığını görürüz. |
| 11. mecaz Yok etmek. 
Bir gündüz olsa belki bu derdi kıracağım Yoksa bu sensizlikten artık çıldıracağım |
| 12. mecaz Gücünü, etkisini azaltmak. 
Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış. |
| 13. argo Kaçmak, uzaklaşmak.  14. ticaret Değerinden düşük fiyata almak. 
Bono kırmak. Çek kırmak. |
| 30 kez sorgulandı Kaynak (03.02.2021-03.02.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki. -an -en olmak üzere iki şekli vardır
Fonksiyonu bakımından çeşitlilik gösterir. -Somut isimler yapar. Kapmak --> kapan. -Soyut isimler yapar. Kırmak --> kıran.
731 kez sorgulandı Kaynak (25.12.2020-05.03.2021)
-an -en2
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |