| |
|
| |
fiil kökü Türkçe
7 kez sorgulandı
| kıran kırım kırın kırıntı kırkmak kırpmak | Türkçe
1. Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak. 
Taşları kırmak. Bardağı kırmak. |
| 2. İri parçalara ayırmak.  3. Belirli bir biçimde katlamak. 
Forma kırmak. |
| 4. Öldürmek, yok olmasına neden olmak. 
Bu yıl soğuk, hayvanları kırdı. |
| 5. Bir şeyin fiyatını azaltmak, indirmek. 
Firma verdiği teklif fiyatını son dakikada bir yüzde yirmi daha kırıyordu. |
| 6. Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak.  7. Vücut kemiklerinden birini parçalamak. 
Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın! |
| 8. Tahılı iri ve kaba öğütmek.  9. Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek. 
Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun. |
| 10. mecaz Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek, incitmek. 
Bazen bir kelimenin, bir ses tonunun sevdiğimiz bir insanı kırdığını görürüz. |
| 11. mecaz Yok etmek. 
Bir gündüz olsa belki bu derdi kıracağım Yoksa bu sensizlikten artık çıldıracağım |
| 12. mecaz Gücünü, etkisini azaltmak. 
Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış. |
| 13. argo Kaçmak, uzaklaşmak.  14. ticaret Değerinden düşük fiyata almak. 
Bono kırmak. Çek kırmak. |
| 30 kez sorgulandı Kaynak (03.02.2021-03.02.2021)
|
| |
|
|
| |
|
|