Türkçe
1. isim Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare. 
Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm. |
| 2. isim Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti. 
Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 3. isim Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare. 
Cinayet izleri. |
| 4. isim Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser. 
O çağ uygarlığından iz kalmadı. |
| 5. isim, matematik Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit. 
6 kez sorgulandı Kaynak (11.01.2021-11.01.2021)
Türkçe
1. isim İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek belirti. 
Elimizde tek ipucu elbisesini diken terzi. |
| 2. isim Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti; iz. 
301 kez sorgulandı Kaynak (27.05.2024-27.05.2024) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231077 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. 
Babam kaşları çatılmış, başını sallayarak izliyor bizi. |
| 2. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. 
Geceyi gündüz izler. |
| 3. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. 
Bu ustaca düzeni Osmanlıların her işinde izleyebilirsiniz. |
| 4. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. 
Televizyonu izlemek. |
| 5. Belirli bir yönde gitmek. 
Geç vakit hayvanla, Deliçay'ı izleyip gidiyordum. |
| 6. Gözlemek, incelemek. 
Çocuk kuşu gözleriyle izledi. |
| 7. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. 
Bu üretim politikasını izleyeceğiz. |
| 8. Bir şeye uymak, bağlı olmak. 
Modayı izlemek. |
| 9. Herhangi bir olayla ilgilenmek. 
Çeşitli siyasi olaylar karşısındaki tepki ve düşüncelerini dolaylı da olsa izleyebiliyordum. |
| 56 kez sorgulandı Kaynak (11.01.2021-11.01.2021) |
| Türkçe
1. isim Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. 
Yanıma yaklaşan gölge, o eski şarkıyı gerçek bir istekle tekrarlıyordu. |
| 2. isim Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, meram, talep. 
Bu adamın istekleri bitmiyor. |
| 3. isim, dil bilgisi İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi. 
Göreyim, göresin, göre. |
| 4. isim, ruh bilimi Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. 
20 kez sorgulandı Kaynak (11.02.2021-11.02.2021)
|
| Türkçe
1. sıfat Bir şeye karşı isteği olan. 
Neden olmasın, çok istekli bir çocuk. Üstelik genç ve dinamik. |
| 400 kez sorgulandı Kaynak (11.02.2021-19.02.2021) |
| |