Arapça
1. isim Bilim. 
İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir |
| 2. isim, mecaz Ayrıntı, özellik, nitelik. 
1755 kez sorgulandı Kaynak (12.02.2009-12.02.2009) ( `lm + fi`l) → ilm → ses türemesi → ilim
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça `lm kök harflerinden gelir.
|
| alim allame ilmi ilmihâl ilmühaber malum talim |
| alimallah malumat muallim talimat talimhane ulema | kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231160 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
3339 kez sorgulandı
|
| dil bilgisi Türkçe
Bir sözün aslında bulunmayan bir ünlü veya ünsüzün sonradan türemesi
Örnek. urmak > vurmak, hükm > hüküm
13150 kez sorgulandı Kaynak (15.02.2009-15.02.2009)
dil bilgisi
| Aynı dil bilgisinden türeyenler | |
| Arapça (alla:me, l ince okunur)
1. sıfat Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili. 
Tarihi zihniyet taşımak için tarihçi olmak şart değildir. İlmi düşünebilmek için allame olmak şart olmadığı gibi. |
| 1464 kez sorgulandı Kaynak (09.10.2009-25.04.2014)
|
| Arapça (ilmi:)
1. sıfat Bilimsel. 
Tarihin karmakarışık olayları ilmi metotlarla incelenebilir mi? |
| 610 kez sorgulandı Kaynak (11.06.2009-28.08.2022) ilm + -i5
Arapça ilim sözcüğünden gelir, ilimle ilgili, ilme özgü
| |
| Arapça (ilmihâ:li)
1. isim, eskimiş, din bilgisi İslam dininin kurallarını öğretmek için yazılmış kitap. 
2711 kez sorgulandı Kaynak (08.07.2009-26.08.2009) |
| Arapça (i'lmühaber)
1. isim Birinin yer, hâl, medeni durum vb.ni gösteren resmî belge  2. isim Bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, alındı kâğıdı. 
1810 kez sorgulandı Kaynak (20.10.2009-20.10.2009) |
| Arapça (ali'mallah)
1. ünlem Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz. 
Rana bir lalanga yapar, alimallah parmaklarını yalarsın. |
| 764 kez sorgulandı Kaynak (09.10.2009-19.07.2020) |
| Arapça (ma:luma:tı, l ince okunur)
1. isim Bilgi. 
Bu hakikatler artık çocukların bildikleri en basit malumat sırasına geçmiştir. |
| 171 kez sorgulandı Kaynak (08.11.2022-08.11.2022) malum + -at
Arapça malum sözcüğünün Arapça çoğul eki almış hali, malum şeyler, bilinenler.
| |
| Arapça
1. isim Yönerge. 
Demir Bey'den beklenilen talimat gelmişti. |
| 2. isim, askerlik Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandanlık, başkanlık veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar. 
715 kez sorgulandı Kaynak (12.02.2009-03.02.2014) talim + -at
Arapça talim sözcüğünün Arapça çoğul eki almış hali, talimler.
| |
| Arapça (ulema:)
1. isim, eskimiş Bilginler.  2. isim, din bilgisi Sarıklı din bilginleri. 
Bursa uleması bütün memleketçe tanınır ve sevilirdi. |
| 1064 kez sorgulandı Kaynak (12.06.2009-25.04.2014) |
| Arapça
1. isim eskimiş Bayan öğretmen. 
Bir eski muallime olan annem, istese de büyüklük satamazdı, elinden gelmezdi. |
| 2032 kez sorgulandı Kaynak (18.11.2013-04.04.2014) muallim + -e5
Türkiye Türkçe'sinde az kullanılan Arapça muallim sözcüğünden gelir, talim ettiren, öğreten kadın.
| |
| |