Türkçe
1. isim Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. 
Seçme ve aracılık işlevini yerine getiren dünyanın önünde ise öyle aşılması güç engeller yok gibi. |
| 2. isim, kimya Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.  3. isim, toplum bilimi Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. 
11 kez sorgulandı Kaynak (24.02.2021-24.02.2021) işle- + -v
Türkçe işlemek sözcüğünden gelir.
|
kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231198 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek.  2. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak. 
Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar şüphesiz sanatının âşığıydı. |
| 3. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek. 
O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 4. Nakşetmek. 
Al bayrağa narin eller işliyor zafer Uzaklarda yaralanır kahraman nefer |
| 5. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak.  6. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak.  7. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek.  8. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek. 
Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti. |
| 9. İşlek, etkin durumda olmak. 
Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi. |
| 10. Çıban, olgunlaşma yolunda olmak.  11. Yara, kapanmamak.  12. Gidip gelmek. 
Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan ne insan geçerdi. |
| 13. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak. 
Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum. |
| 14. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek. 
29 kez sorgulandı Kaynak (24.02.2021-24.02.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -v
Türkçe'de böyle bir fiilden isim yapma eki bulunmamaktadır. Ancak son zamanlarda bu ekle sınav, ödev ve türev sözcükleri türetilmiştir. Bunları yanlış türeme olarak kabul etmek yerinde olacaktır.
312 kez sorgulandı Kaynak (24.02.2021-15.04.2021)
3-Fiilden İsim Yapma Ekleri
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe
1. sıfat İşlevle ilgili, fonksiyonel. 
Havaalanı vardı ama kullanışlı değildi, iş olsun diye yapılmıştı, işlevsel değildi. |
| 442 kez sorgulandı Kaynak (24.02.2021-24.02.2021) |
| |