Türkçe
1. Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek.  2. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak. 
Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar şüphesiz sanatının âşığıydı. |
| 3. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek. 
O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 4. Nakşetmek. 
Al bayrağa narin eller işliyor zafer Uzaklarda yaralanır kahraman nefer |
| 5. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak.  6. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak.  7. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek.  8. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek. 
Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti. |
| 9. İşlek, etkin durumda olmak. 
Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi. |
| 10. Çıban, olgunlaşma yolunda olmak.  11. Yara, kapanmamak.  12. Gidip gelmek. 
Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan ne insan geçerdi. |
| 13. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak. 
Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum. |
| 14. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek. 
29 kez sorgulandı Kaynak (24.02.2021-24.02.2021) iş + -le- + -mek
Türkçe iş sözcüğünden gelir.
|
Arapça + Türkçe (na'kşetmek)
1. Süslemek, bezemek, nakış yapmak.  2. mecaz Kalıcı ve etkili olmasını sağlamak, işlemek. 
Yüzünü hayalime nakşetmek için kalbimin bütün kuvvetiyle bakıyordum. |
| 2915 kez sorgulandı Kaynak (15.11.2009-20.01.2012) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231108 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. isim Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma. 
İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. |
| 2. isim Bir değer yaratan emek.  3. isim Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev. 
Şimdi Mısır'a memuru olduğum bankanın bir işi için geldim. |
| 4. isim Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü. 
İşler durgun. |
| 5. isim Kamu yararına yapılan işler. 
Güvenlik işleri. |
| 6. isim Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma. 
Bu evin işi çok. |
| 7. isim Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. 
Sonunda bir iş buldum. |
| 8. isim Ticari anlaşma, alışveriş.  9. isim Herhangi bir maksatla kurulan düzen. 
İşlerini bırakmışlar, dükkânlarını kapamışlar, akın akın şehri terk edip gidiyorlardı. |
| 10. isim Bazı deyimlerde "yarar, çıkar" anlamında kullanılan bir söz. 
O, işini bilir. Bu, benim işime gelmez. |
| 11. isim Yapılan şey, davranış. 
Yoksullara yardım etmekle çok iyi bir iş yaptım. |
| 12. isim Nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey. 
Komşu kadın elindeki işini dizine bırakıp geline döndü. |
| 13. isim Emek, işçilik, ustalık. 
Bu örtü, işi ağır bir örtüdür. |
| 14. isim İşlem. 
İşimi görmediler. |
| 15. isim Bir kimseye özgü olan görüş, anlayış. 
Bu, bir zevk işidir. |
| 16. isim Yetenek. 
Demek bende daha iş varmış ki ilin öğretmeni seçtiler. |
| 17. isim Sorun, konu, mesele, maslahat. 
Etrafın gülüşmeleri arasında iş anlaşıldı. |
| 18. isim Gizli neden veya maksat. 
Çoktandır köylünün şurada burada yayıp gezeceği ehemmiyetli bir iş, bir keramet gösterememişti. |
| 19. isim, fizik Bir kuvvetin uygulanma noktasını hareket ettirirken harcadığı güç. 
Erg, jul, kilogrammetre, vatsaat, kilovatsaat iş ve enerji birimleridir. |
| 1221 kez sorgulandı Kaynak (16.12.2014-17.09.2020)
|
| isimden fiil yapma eki Türkçe
İsimden fiil yapma eki -la- -le- olmak üzere iki şekli vardır
-Genel olarak yapma veya olma ifade eden fiiller yapar. Baş --> başlamak. -Türkçe'ye yabancı dillerden geçmiş sözcüklerden fiiller yapar. Şart --> şartlamak. -Ses taklidi sözcüklerden fiiller yapar. Çat --> çatlamak. -Mecaz anlamlı fiiller yapar. İp --> iplemek. -Sıfatlardan da fiiller yapar. Ağır --> ağırlamak.
520 kez sorgulandı Kaynak (13.05.2012-11.01.2021)
-la- -le-
| Aynı son ekten türeyenler | |
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır
-Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak.
10340 kez sorgulandı Kaynak (26.06.2009-03.03.2021)
-mak -mek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| Türkçe
1. sıfat İşlevle ilgili, fonksiyonel. 
Havaalanı vardı ama kullanışlı değildi, iş olsun diye yapılmıştı, işlevsel değildi. |
| 441 kez sorgulandı Kaynak (24.02.2021-24.02.2021) |
| |