Arapça (huzu:ru)
1. isim Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç.  2. isim Ön, yan, kat1, makam, yamaç. 
Ertesi sabah tutukluyu huzuruna çağırtıp ona düşüncesini söylediğinde hiç beklemediği bir karşılık aldı. |
| 3. isim, eskimiş Bir yerde bulunma. 
Bu sorunun konuşulması için sizin huzurunuz şarttır. |
| 4. isim, eskimiş Padişah katı. 
Huzura çıkmak. |
| 618 kez sorgulandı Kaynak (22.07.2009-16.01.2012) ( hzr + fu`ûl2) → huzur
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça hzr kök harflerinden gelir.
|
| hazırlamak hazırun müstahzar | Türkçe
1. isim Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil. 
Yolcuların girdiği iskele yanından kendini denize attı. |
| 2. isim Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet. 
Yaşlı garson yanımıza geldi.| Yakup Kadri Karaosmanoğlu |
|
| 3. isim Yer.  4. isim Üst.  5. isim Birlikte, beraberinde olma. 
Bir ara acıkıp yanlarında getirdikleri ekmek peyniri yediler. |
| 6. sıfat Üstte, altta, arkada veya önde olmayan.  7. sıfat İkinci derece olan. 
Çoğu kez yan uğraş olarak oyuncular filmcilikle uğraşıyordu. |
| 8. sıfat Tali. 
Siyasi partiler kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri şekilde ayrıcalık yaratan yan kuruluşlar meydana getiremezler. |
| 9. zarf Bir tarafa yönelerek.  10. isim, mecaz İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri.  11. isim, askerlik Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri.  12. isim, matematik Bir denklemde `=` işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri.  13. isim, spor Futbol veya hentbolda, topun, alanın yan çizgileri dışına çıkması, taç. 
5 kez sorgulandı Kaynak (07.02.2021-07.02.2021)
|
| Türkçe
1. isim Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü. 
Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık. |
| 2. isim Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. 
Bir kat yufka, bir kat peynir.
|
| 3. isim Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka.  4. isim Giyeceklerde takım. 
Birer kat elbise ile kalacağız. |
| 5. isim Apartman dairesi.  6. isim Ön, yan. 
Salim, Sait Faik'in Yaşar Nabi katındaki telif ücretini artırmakta büyük rol oynamıştır. |
| 7. isim Huzur.  8. isim Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı. 
Kumaşın katı.
|
| 9. isim Makam, mevki.  10. isim Kez, defa, misil. 
Bu, ondan iki kat pahalı.
|
| 11. isim, jeoloji Katman.  12. isim, matematik Tekrarlanan bir sayının toplamı. 
6, 9, 12 ve 15 sayıları 3 sayısının katlarındandır.
|
| 12 kez sorgulandı Kaynak (05.05.2014-05.05.2014) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231097 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
519 kez sorgulandı
|
| Arapça
1. sıfat, eskimiş Kullanıma hazır duruma getirilmiş, hazırlanmış.  2. isim, tıp Önceden hazırlanarak eczanede bulundurulan hazır ilaç, preparat. 
2376 kez sorgulandı Kaynak (22.07.2009-23.09.2014) |
| |