| |
|
| |
Arapça + Farsça
1. Gece yapılan törenlerde yakılarak havaya uçurulan, renkli ışıklar saçan fişek.  2. isim, askerlik Geceleyin düşman bölgelerini aydınlatmak amacıyla kullanılan fişek. 
1381 kez sorgulandı havai + fişek
Farsça fişek sözcüğünden gelir.
| Arapça (hava:i:)
1. sıfat Hava ile ilgili, havada bulunan.  2. isim Açık mavi renk.  3. sıfat Bu renkte olan. 
Havai gözlük camlarının arkasından insana tatlı tatlı bakan iri kara gözleri vardı.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
|
|
| 4. sıfat, mecaz Ciddi olmayan, ciddi işlerle uğraşmayan, ciddi işler yapmayan, dilediği gibi davranan, uçarı, hoppa, yeleme. 
Okula birlikte gidip geldiğimiz çilli, pabuç dilli, havai bir kız vardı. |
| 5. sıfat, mecaz Değersiz, boş. 
Ne yapıp yapmış bu havai konuşmayı bir röportaj şekline sokmak yolunu bulmuştu.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
|
|
| 231 kez sorgulandı Kaynak (15.06.2019-15.06.2019) hava + -i5
Arapça hava sözcüğünden gelir, hava ile ilgili
|
|
| Farsça
1. Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane. 
Ben fişeklerin barutunu, tapasını, saçmasını koyarım, beybaba! |
| 2. isim Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler Kestane fişeği. 
692 kez sorgulandı Kaynak (15.06.2019-15.06.2019)
|
| |
|
|
| |
|
|