Farsça
1. isim Ev, konut.  2. isim Ev halkı. 
Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı. |
| 3. isim Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz. 
Dama tahtasında altmış dört hane vardır. |
| 4. isim, matematik Basamak.  5. isim, müzik Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri 
383 kez sorgulandı Kaynak (04.02.2009-17.08.2009)
| aşhane misafirhane terzihane | Türkçe
1. isim, anatomi Görme organı, basar.  2. isim Bazı deyimlerde, görme ve bakma. 
Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin. |
| 3. isim Oda. 
Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu |
| 4. isim Bakış, görüş. 
Bu sefer alacaklı gözüyle baktım. |
| 5. isim Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. 
Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? |
| 6. isim Delik, boşluk. 
Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. |
| 7. isim Çekmece. 
Masanın gözleri. |
| 8. isim Terazi kefesi.  9. isim Nazar. 
İnsanı gözle yiyip bitirirler. |
| 10. isim Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. 
Gözden düşmek. Göze girmek. |
| 11. isim Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. 
Göz aşısı. |
| 12. isim Bölüm, hane. 
Dama tahtasında altmış dört göz vardır. |
| 13. isim Bazı yaraların uç bölümü. 
Çıbanın gözü. |
| 55 kez sorgulandı Kaynak (25.12.2020-08.10.2025) gö- + -z1
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan EskiTürkçe gö-(kö-) sözcüğünden gelir, EskiTürkçe'de (köz) olarak bilinir.
|
|
| Türkçe
1. isim Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. 
Koşarak basamaklara yürüdü, merdivenleri bir solukta çıktı. |
| 2. isim Derece, aşama, kerte, evre.  3. isim, mecaz Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. 
Bunlar memleketin edebiyat tarihinde beni yavaş yavaş yükselten birer basamak. |
| 4. isim, matematik Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. 
Onlar basamağı. Yüzler basamağı. |
| 5. isim, matematik Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti. 
4 kez sorgulandı Kaynak (05.03.2021-05.03.2021) |
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231124 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Farsça (terziha:ne)
1. isim, eskimiş Terzi. 
Terzihane belki biraz mübalağa ederek bu ısmarlama emrini üç beş takım ilavesiyle tefsir etmiş olabilir. |
| 150 kez sorgulandı Kaynak (13.12.2024-13.12.2024) |
| |