Arapça
1. isim Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu.  2. isim Kâğıtta tür, nitelik.  3. sıfat İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri).  4. isim, mecaz Öz1, asıl, maya. 
727 kez sorgulandı Kaynak (12.06.2009-23.01.2014) ( hmr + fa`l) → hamr → ses türemesi → hamur
Türkiye Türkçe'sinde kullanılmayan Arapça hmr kök harflerinden gelir.
|
Türkçe
1. isim, felsefe Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis1, derun, varoluş karşıtı. 
Özünü bir yerde bırakıp sadece kalıbını gezdirmişti. |
| 2. isim `Kendine, kendi kendini` anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. 
Öz eleştiri, öz yönetim. |
| 3. isim Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. 
Karaciğer özü. Meyve özü. Mısır özü. |
| 4. isim Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça.  5. zamir Kendi, zat. 
Bir od düştü yanar tatlı özüme Dünya zindan görünüyor gözüme |
| 6. isim, mecaz Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. 
Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde. |
| 7. isim, bitki bilimi Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. 
Ağacın çürüğü özünden olur Yiğidin iyisi sözünden olur |
| 6 kez sorgulandı Kaynak (07.02.2021-07.02.2021)
|
| Arapça
1. isim Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. 
Bir belgenin aslı. |
| 2. isim Kök, köken, kaynak. 
Yazının aslı resimdir. |
| 3. isim Gerçeklik. 
Bu haberin aslı yok. |
| 4. isim Soy, nesep. 
İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır. |
| 5. sıfat Gerçek, esas. 
Ama benim asıl niyetim eski sevgilisinin adını öğrenmek. |
| 6. sıfat Bir şeyin temelini oluşturan, ana.  7. sıfat Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. 
Asıl sanat budur. |
| 8. sıfat Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. 
Asıl jüri üyesi toplantıya gelmediğinden yedek üye çağrıldı. |
| 9. zarf (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. 
Bana umut vermeye çalışıyor ama asıl onun teskin edilmeye ihtiyacı var. |
| 3188 kez sorgulandı Kaynak (17.04.2009-19.10.2022)
|
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231195 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| kök harfler Arapça
689 kez sorgulandı
|
| dil bilgisi Türkçe
Bir sözün aslında bulunmayan bir ünlü veya ünsüzün sonradan türemesi
Örnek. urmak > vurmak, hükm > hüküm
13159 kez sorgulandı Kaynak (15.02.2009-15.02.2009)
dil bilgisi
| Aynı dil bilgisinden türeyenler | |
| Arapça
1. sıfat Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik içinde olan.  2. sıfat Uykudan sonra üzerinde sersemlik, ağırlık bulunan.  3. sıfat Süzgün, dalgın bakışlı (göz). 
723 kez sorgulandı Kaynak (12.06.2009-12.10.2020)
|
| |