Türkçe
1. isim, toplum bilimi Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon. 
Şair yeni bir dil yaratabilir ama bunun için gereken gücü gelenekten alır. |
| 3 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2021-10.03.2021) gel- + -enek
Türkçe gelmek sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231243 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Ulaşmak, varmak. 
Gurbetten gelmişim yorgunum hancı Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş |
| 2. Getirmek. 
Adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim. |
| 3. Oturmaya, ziyarete gitmek. 
Dün akşam amcamlar bize geldi. |
| 4. İsabet etmek. 
Attığı top gözüme geldi |
| 5. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. 
Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir. |
| 6. Ortaya çıkmak, doğmak.  7. Belli bir süre dolmak. 
Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu. |
| 8. Belli bir zamana ulaşmak.  9. Kadar olmak. 
Boyu ancak omzuna geliyor. |
| 10. Çıkmak, yönelmek. 
Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez. |
| 11. İzlemek, takip etmek. 
Çocuklar arkadan geliyordu. |
| 12. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. 
Kahve Brezilya'dan geliyor. |
| 13. Katılmak, eklenmek. 
Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir. |
| 14. Türemek.  15. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. 
Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim. |
| 16. Sonuç çıkmak. 
Bu davranışlardan ne gelir bilinmez. |
| 17. Dayanmak, tahammül etmek. 
Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor. |
| 18. Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. 
Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez. |
| 19. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. 
Dediğime geldiniz mi? |
| 20. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. 
Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi. |
| 21. Kazanılmak, sağlanılmak. 
Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir. |
| 22. Uymak. 
Bu ayakkabı sana küçük gelir. |
| 23. Olmak, -e uğramak. 
Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi. |
| 24. Akmak. 
Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor. |
| 25. Düşmek, rast gelmek. 
Buraya ışık gelmiyor. |
| 26. Görünmek, sanılmak. 
Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi. |
| 27. Uygun düşmek. 
Caddelerde oturmaya gelmez. |
| 28. Başlamak, ortaya çıkmak.  29. Mal olmak. 
Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi. |
| 30. Biriyle birlikte gitmek. 
Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz? |
| 31. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. 
Uykusu gelmek. |
| 32. yardımcı fiil Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. 
Alışageldiğimiz bir anlamı vardı. |
| 33. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. 
Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek. |
| 34. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. 
Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek. |
| 35. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. 
Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek. |
| 36. Herhangi bir sırada bulunmak. 
Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek. |
| 117 kez sorgulandı Kaynak (17.11.2020-30.01.2021)
|
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki. -anak -enek olmak üzere iki şekli vardır
Fonksiyonu bakımından çeşitlilik gösterir. -Yer isimleri yapar. Ekmek --> ekenek. -Alet isimleri yapar. Değmek --> değnek. -Somut isimler yapar. Tutmak --> tutanak. -Soyut isimler yapar. Yetmek--> yetenek. -hem soyut hem somut olabilen isimler yapar. Seçmek --> seçenek.
1028 kez sorgulandı Kaynak (09.03.2021-09.03.2021)
-anak -enek
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |